"Olmaz ki, böylede güzel 'yazılmaz' ki..."
Eline sağlık Çağlar, bence devam edersen sorduğun sorunun yanıtını da kendin vereceksin...
...
Sürekli "şimdi" tazeliğinde, kendi küllerinden
* yeniden, ama bambaşka bir yeni olarak doğmak kaygısını; farklı durum ve kavramlar için yeniden düşünmek, davranmak ve üretmek...
Şu an aklınıza ne geliyor?
Dikkatimi çekti, haklı olarak yazılanlar "durumun doğrusu" üzerine kurulu.
Yoksa bizi avlayan konu, kör noktamız mı bu?
Kelime oyunu olsun diye değil, sorgulamamızı başka açılardan sürdürebilmek için sormak istiyorum: "Doğrunun durumu ne?"
Yani
alışkın olduğumuz referans sistemlerimizi de, zihniyet yapımızı da aynı anda sorgulama olanağı verebilecek ve onu arınmış bir üst değerlerle yeniden kurmamızı sağlayacak küllerimiz nelerden oluşuyor?
* "Herşey unutulduktan sonra geride kalan..." neydi?
***************************
Alıntı:
|
Orijinal metin rapsodyred tarafından gönderilmiş
Bu üst düzey sohbeti bölmek istemiyorum . Ama aklımdaki şeyleri söylemezsem pişman olacağımdan korkuyorum...
1. ben moderni mimari açıdan değerlendirdim hep, ve 'modern dendiğinde asal formların mükemmel işlevle birleştirilmesi... düşüncesinden başka da bir derinlik aramadım modern de...ama aslında işinsanayi devrimi ve 2. dünya savaşı sonrasında oluşan ruhla ilgili olduğunu hatırlamadım...
2.asal formlarıma , güneşten , rüzgardan yararlanabilmek için biraz ' AÇI' verdiğimde...'Modern bana küser mi? diye düşündüm...Ya da Postmodern havalara mı girer' yola geldin' diye... Ben ikisini de umursamadım. Güneşten -rüzgardan faydalanmak için mükemmel asal formumu amorf hale getirdiysem , buna kimin ne isim vereceğini umursamadım...mantığım bana ' evet bunu yapmalısın' dedi... Sonuçta bu modern mi oldu?
Ama bu modernin kültürel alt yapısında modernin felsefesi yok, ben savaş görmedim. Doğduğumda ihtilalden çıkmış bir ülke, ve tonton güleç yüzlü! bir başbakan vardı bu ülkede...oyuncaklarım legolardı...Bilgisayarla ortaokulda tanıştım...Tv de gördüklerimden etkilendim... TV kanalları, radyolar çoğaldı...Dünya ne kadar güzelmiiiş! dedim ...
Sonra baktım ki hepsi perde üzerindeki görüntülermiş, perdenin arkası farklı...
Şimdi Fransa'da gençliğin yeniden hareketlendiği söyleniyor... Çünkü onlar ruhlarını doyuracak bir felsefeye ihtiyaç duyuyorlar. Herşeyi denediler, herşeye sahip oldular...Boşluktalar...
Ama bundan kurtulmak için mücadele ediyorlar... Biz ise bize dayatılanla yetinmeye alıştırılmışız...
Yazılardan çok etkilendim , heyecanlandım , ama moralim de bozuldu...
6. öğrenci projemi yapıyorum , ama hala netleşmedi fikirlerim... Hep arıyorum, nereye sarılayım? Avrupanın modernine mi? Postmodernine mi? Yoksa uzakdoğudan mı ? Bizim kimliksizliğimize mi? Hiçbir şey bulamıyorum , hiçbir felsefeden tatmin olmuyorum...
Sonunda tek sahip olabildiğim aklımın gerçeğine sarılıyorum... Binamın bir kolunu güneşten yararlanmak için yönlendirmem gerekiyorsa , yönlendiriyorum...Yaptığım yapının içindeki ve dışındaki insana biraz yaşadığını hissettirebilirsem bu benim için yeterli...
Kendime en yakın Alvar Aalto yu görüyorum, Piamio Sanatoryumu' ndakine yakın yaklaşımlar deniyorum... O zaman ben modern yolunda mı yürüyorum?Ben ne yapıyorum , biri bana söylesin...
|