İstanbul Can Çekişyor
Yaklaşık 11 yıldır bu kentte yaşıyorum...Bu kadar güzelliklerle dolu bir kentin her yıl yavaş yavaş yara alıp erimesine de artık birçok İstanbul yerleşimcisi gibi üzülerek bakmaktansa çözüm aramaya çalışıyorum? Belediye Başkanı meslektaşımızın sıkıntılarını da çok iyi anlıyorum...Ancak şehrimize her yıl katılan yerleşimci akınına artık belirli bir sınır koymak gerekiyor. Adına ister vize, isterse de başka şey konulsun ama bu kadar sahipsizlik içinde; artık değil adım atmak, alacak nefes dahi bulamayacağız? Ne kadar pahalı ve sorunlu bir kentte yaşadığımızı biliyor musunuz? Bu sorunlar çözülmeden atacağımız her adım sorunu daha da içinden çıkılmaz halde bir düğüme dönüştürecektir. Trafik ve Konut sorunları başta olmak üzere yaklaşık 10 maddede sıralanacak sorunlar bunlar... Eminim ki üzerlerine de ciltler bitirilir? Hepimiz taşın altına kendi payımızca el koymalıyız. Bilinçli bir yaklaşımla kentin saatini durdurup akabinde etkinliklere ve dünyayla paylaşım için kucağımızı açmalıyız. Bu çerçevede değil olimpiyat, tesadüfen alınan etkinlikler bile kentimizde fiyaskoyla sonuçlanacaktır...Mimarlık kongresi(UIA) bunun en açık örneğini bize gösterdi. İSTANBUL'A SAHİP ÇIKMALIYIZ. Taşı toprağı altın değil bu şehrin! Üzerimize düşen en azında kişisel olarak trafiği işgal etmemek yani toplu taşıma araçlarına yönelmek ve yollara çöp atmamak bile olsa bu bilinci kentlimize seferberlikle vermeliyiz...OLİMPİYAT ancak hak edebilen kente ve ülkeye teslim edilir. Bu kafayla biz artık aday adayı bile olamayacağız...Birkaç cümleyle çözümleri anlatmak elbette imkansız ama...
BİRAZ DAHA BİLİNÇ, DAHA ÇOK ÖNEM VE ÇABA İLE İSTANBUL'U KURTARMALIYIZ... YOKSA DAHA FAZLA DAYANAMAYACAK?
__________________
Bülent Yetiştirici
|