|
publisher
Genç mimarlar...
Sözünü ettiğiniz potansiyelin ortaya çıkması, doğrudan doğruya “ortam”la ilintili. Son birkaç yıldaki kıvılcımları saymazsak, Türkiye’de yapı üretim potansiyeline koşut olarak gelişmiş bir meslek ortamından söz etmek olası değil. Bu da gençler adına özendirici nitelikte bir platformun oluşmasını engelliyor. Türkiye’de ortam, bırakınız gençleri, usta kıvamına gelmiş meslek adamlarını dahi besleyecek donanıma sahip değil. 40’lı yaşlarında üst düzeyde ürünler veren bazı büyüklerimizin, 60’lardan sonraki hallerini üzülerek izliyoruz. Gökhan’ın umuduna ortak olmak istiyorum. Kendimi zorluyorum bu ortaklık için. Umutların kendisini bulduğu çok önemli bir yer var :
Gençler kendilerini dünya insanı olarak görmeye daha yatkınlar. İletişim teknolojisinin verilerini iyi kullanıyorlar ve bu kanallardan beslenmenin yöntemlerini biliyorlar.
Tepe’nin sergisine gelince: Birçok defa dile getirdim, burada da tekrarlamak istiyorum ki bu sergi, gençlere yönelik değil, yeni arayışlara yönelikti. Yeni arayışları merkez ülkelerde ustalık çağına gelmiş mimarlar da yönlendirirler. Bizim ülkemizde yazık ki işler başka türlü gelişiyor. Daha genç yaştaki arkadaşlar için, ileride belli dönemlerde sergilerin düzenlenebileceğini, dahası eğitimin daha interaktif bir hale getirilerek ortam ile alışverişinin sağlanabileceğini düşünüyorum.
|