Güzel bir ipucu....biz de kent/mimarlık/siyaset/siyasalar/merkezi ve yerel yönetimler/kullanıcı gibi arakesitlerde bu kadar net bir döküm yapabilir miyiz. Sizin bazı değerli kavramlarınızı ben de kopyalamıştım. Ne gibi başlıca kategoriler oluşturabiliriz? Benim tablolar buralara ışık tutamaz; sadece eğitimde etik konulara yer açılamadığını-açılmadığını gösterir o kadar. Fiziksel bir sınıflamaya bağlı olarak etik düzlem konu başlıklarını açabilir miyiz acaba?
Örneğin, coğrafyasal çevreden başlayıp örneğin, kıyı veya doğal sitler, tarihi sitler kullanımında insan-toplum hakları adalet, eşitlik vb gibi ve bunu ilgilendiren mevcut yasalar taranıp daha uygar ilkeler dökümlenemez mi?
Oradan kent, sokaklar meydanlar gibi kamusal alanlara, yarı-kamusal alanlara ve özel alanlara doğru ilerleyebilir miyiz? Yoksa farklı fiziksel büyüklükler için sürekli kendimizi mi yineleriz?
Örneğin, UIA Trabzon konuşmamı taradım ve etik ilkeleri seçtim:
"1.Kıyılar mevcut kentsel dokunun ayrılmaz parçası, su kentsel peysajın bütünleyicisidir. Kıyılar ulaşım, eğlence ve kültür olarak kentsel dokuya katkı şeklinde planlanmalı; kent ve kentli için yaşamsal rolünü sürdürmelidir.
2.Kıyı geliştirme projelerine karakter ve anlamın kazandırılması için olaylar, vurgu noktaları ve doğa gibi kolektif mirasta yeri olan her şey tasarımlarda mutlak surette göz önünde bulundurulmalı, endüstriyel tarih bile bu kapsamda korunmalıdır.
3.Kıyılar ticaret, konut, kültür gibi işlevsel çeşitlilik içinde suyun varlığını kutsamalı, suyla yakın temasta olması gerekene suya erişim konusunda öncelik verilmelidir. Kıyılarda konutlandırma hem biçimsel hem de sosyal anlamda karma olarak gerçekleştirilmelidir.
4.Kıyılar gerek lokal insanlar ve gerekse turistler için hem görsel hem de ulaşımsal olarak tüm yaş ve gelir grupları açısından erişilebilir olmalı; kamu alanları yüksek kalitede yoğun kullanıma yönelik tasarlanmalıdır.
5.Kıyı geliştirme projeleri kamu ve özel girişim ortaklığı şeklinde planlanmalıdır. Kamu yetkilileri projelerin kalitesi konusunda teminat vermeli, alt yapıyı hazırlamalıdır. Serbest girişimciler pazar çalışmalarını yapmalı ve projeyi hızlandırmalıdırlar. Sonuçta projelerin ekonomik, sosyal ve ekolojik uzun dönem başarısı önceden sağlanmalıdır.
6.Kamunun katılımı geliştirme projelerinde başından sonuna kadar sağlanmalı; projeler kamuya sürekli olarak sergilenmeli, görüşleri alınmalı ve bu görüşler projelerde yönlendirici rol oynamalıdır. Halk fiili katılımının sonuç verdiğine tanık olmalıdır. Sürdürülebilir projelerin ilk ve zorunlu şartı budur.
7. Kıyılar adım adım geliştirilmeli ve bu potansiyel halkın değerlendirmesine sunulmalıdır. Kamusal alanların, mimarlığın ve sanatın bol seçenekli olabilmesi için asla aynı peysaj ve mimarlık ekiplerine görevler tevdi edilmemeli, geliştirme projeleri parçasal yarışmalar şeklinde hayata geçirilebilmelidir. Çeşitlilik başarının anahtarıdır. Çeşitlenme, lokal olan ve olmayan ekiplerin özgür ortamda yarışmalarıyla sağlanır. "
BU yazımdan seçtiğim maddelerde hep eşitlik, katılım, çeşitlilik, özgürlük, kıyı kültürünün korunması, eşit paylaşım, farklı sosyal statüdeki insanların denize (olanaklara) ulaşım şansı gibi etik önermeler var....
Bunlar ölçekten bağımsız genellenince bir takım etik yönergeler (ya da mutabakatlar) ortaya çıkabilir gibi görünüyor. Bu serbest çalışmalar diğer ülkelerin kabulleriyle karşılaştırılırsa daha da netlik kazanabilir...
Meslek örgütlerinin disiplin kuralları kapsamı da pratiğin etik anlayışı gibi alınıp incelenebilir...
Bir doktorant bulsak da bunları bizim için yapsa