Konu: Emre Arolat
Tek Mesaj Görüntüle
Eski 19-01-2002, 13:32   #76
Emre Arolat
Diyalog Konugu
 
Emre Arolat'in Avatar'ı
 
Kayıt Tarihi: 20-06-2001
Mesaj: 44
publisher

Tasarımda detay...

Sanırım son dönem mimarların kendilerine özgü bir detay dillerinin olmasının ötesinde, özgün detay üretim yöntemlerinden söz edilebilir. Bugünlerde, hem okullarda hem de kendi büromda, "detay bilgisi" diye bir uzmanlığın "artık" olamayacağını yineleyip duruyorum.

40 yılın üzerinde bir geçmişi olan Arolat Bürosu'nun ortaklarından biri olarak, geçmişteki ortamın kimi yoksunlukları üzerinden kurgulanmış olan bir ayrıntı üretim yöntemini sorgulamak ve bu yöntemin günün koşullarına uygun bir duruma getirilmesi adına uğraş vermek pek de kolay değil. Bu yoksunluklar, geçmişte mimarları cengaverce üretmeye yöneltmiş. Daha doğrusu, böyle bir üretim düzenini zorunlu kılmış. Bugün 50'li yaşların üzerinde olup, hala üretmeye devam eden az sayıdaki mimarın, bu yoksunluklar üzerinden oluşturduğu projelendirme ve ayrıntı üretme yöntemleri, "kötü alışkanlıklar" olarak orta yere çıkıyor. Öte yandan, okullarda süregelen konvansiyonel yapı bilgisi dersleri de beyhude bir uğraş olarak mimarlığın önünü tıkıyor. Yaşı ne olursa olsun beyni her daim genç kalan çok az sayıdaki mimar tüm bunların farkında.

Ayrıntı üretiminin, öğrenilip veye öğretilip bilinecek değil, her koşulda yanyana getirebilme ve yapı fiziği sorunları yaratmama yetkinliğine ulaşma yolunda geliştirilebilecek bir disiplin olduğunu düşünüyorum. Bu da uzmanlarla birlikte, çok ayaklı ve dış ilişkili bir çalışma yöntemini zorunlu kılıyor. Buna direnç gösterenlerin çağdışı kaldıkları ise pek açık.

Tüm bu yazdıklarım, Arolat Bürosu için de geçerli olan, neredeyse hergün kavgası verilen ve yöntem olarak en iyiye ulaşmak için çabalanan bir sürece işaret ediyor. Arolat'ta da, kötü alışkanlıkların, beyni genç kalanların katkısı ile yerini çağdaş yöntemlere bırakmakta olduğunu sevinçle belirtmeliyim.

Kalamış'taki otomobil kayar kapısına benzer sistem örnekleri var ve olmaya da devam edecek galiba. Özellikle ulaşım araçlarının tasarımlarından çok şey öğreniyoruz. Bugünlerde Lara Oteli projesi üzerinde yoğun bir çalışma yürütüyoruz. Odalar için zeminde ışıklı bir "iz" tasarladık. Ancak ölçüler bizi çok zorladı. Aynı günlerde, İzmir'e giderken bindiğim Boeing 737'nin iç aydınlatmalarında kullanılan basit bir sistem, aklımı başıma getirdi ve ölçü sorunu çözüldü.

Tasarım sürecinin nasıl işlediğine gelince:
Rahatlıkla söyleyebilirim ki, proje üretiminin her aşamasında çalışmalar tek ölçekte yapılıyor. Bu da 1/1. Başka bir deyişle, tasarım düşüncesi her aşamada 1/1 ölçekte tutulmaya çalışılıyor. Bunun sonucunda da her noktası denetlenmiş, -özellikle "tasarlanmış" demiyorum- yapıların üretilmesi ve her aşamada presizyonun elde avuçta tutulması hedefleniyor. Bu bir işkence. Bazen zevk bile veriyor!
Emre Arolat offline   Alıntı Yaparak Yanıtla