Tek Mesaj Görüntüle
Eski 29-10-2005, 16:39   #72
cecille
Forum Üyesi
 
Kayıt Tarihi: 06-09-2002
Mesaj: 40
cecille is on a distinguished road
Exclamation tartışılmaktan vazgeçilmeyen meslek:mimarlık

15-09-2002, 19:23 #6
cecille
Üye


Kayıt Tarihi: Sep 2002
Mesajlar: 32 Mimarların, iç mimarlık eğitimi almaları gerekir gibi bir iddianız yok gibi görünebilir, böyle bir önermeniz var diye bir anlam çıkarmam da size göre imkansız olabilir, Fakat "İnce inşaat aşamasında, mimarların, özel bir ihtisas gerektiren iç mimarlık ( eskilerin deyimi ile tezyinat ve tefrişat işleri ) yapmaları bir gerçeklik değil mi ?" derseniz, mimarların "iç mimarlık diye tanımladığınız ince inşaat işleri"nden"ve yine iç mimarlık=eskilerin deyimiyle tezyinat ve tefrişat işleri"nden anlamadıkları veya bunun iç mimarların işi olduğu, mimarların bu konuda yetersiz ya da açgözlü olduğu, iç mimarların işini elinden aldığı vs vs. sonucları çıkabilir. Söylediklerim için yorumunuz yanlıştır diyorsanız da eğer, daha dikkatli ve herkesin doğru yorumlayabileceği(?) yalın cümleler kullanmanızı öneririm.
Cümle yalın olunca; mimari tasarım tefriş olmadan başlamaz, anlamını taşır ve tefriş ve tezyinat, sizin bildiğiniz gibi=sadece iç mimari mesleği değildir. Tefriş olmadan mimari tasarım başlamaz, tefriş bütünüyle mimarlık mesleğinin içindedir.... Tefriş yapmadan bir oda bile tasarlayamazsınız. Bir mimara, tefrişi; tefrişin ihtisasını yapmış olan iç mimara bırakın derseniz, bir mimar olarak da bana ,bu meslekler hakkında yeterli bilgiye sahip değilsiniz, kesin tespitler yapmadan önce bu meslekleri ve okullarındaki eğitimi inceleyin demek düşer. Öncelikle mimari sizin anlamlandırdığınız biçimde iç/dış diye ayrılmaz. (Yazdıklarımı birkaç kez daha okumalısınız.)
Benim de size söylediğim, ince inşaat aşaması da mimarların eğitimini aldığı, tasarımını da bunları bilmeden yapamaz olduğudur(ince inşaat aşaması da mimara aittir!/iç mimara değil!) ve iç mimarlar, bina tümüyle bittikten sonra, müşteri/müşteri mimar ile sadece binanın içinin giydirilmesinde çalışırlar. Bir kere önce bunu kavramanız gerekiyor.(Elma/armut meselesi....) Mimarların ve iç mimarların aldığı eğitimin neleri kapsadığını araştırmamakta(çünkü bilmiyorsunuz) ve hala kendi tespitlerinizin doğruluğunda ısrar ederseniz, diyecek birşeyim yok. Bu da bütün yeni yetmelerin, eskiyene kadar ki inadıdır sadece....(Ayrıca İç mimarlık/dekorasyon bir bilim dalı değil süsleme sanatıdır.)

Mimarlık ve iç mimarlık/dekoratörlük meslekleri ve diğer tasarım guruplarının işi nereden alıp, nereye taşıyacakları konusunda bilgi sahibi olursa herkes; siz de, biz de, diğer meslek gurupları da doğru işler çıkarırlar, herkes yerini bulur...
Mimar, işini paylaşmak zorundadır ve paylaşır da. Çünkü bina tasarımı mimarla başlar ancak ortaya çıkarılması bir ekip işidir. İç mimari/dekorasyon ve kısmen de olsa sizin işiniz direkt olarak mimarla gelişmeyebilir. Özellikle dekorasyon. Dekorasyon çabuk tüketilen bir tasarım işidir. Çünkü kişiseldir, müşterinin tarzıyla gelişir ve de sadece müşteri istediği sürece yaşar. Endüstri tasarımı da kısmen böyle gelişir ve çabuk tüketilir(yenilenir) diye düşünüyorum. Marka olursanız eğer, tüketilme şansınız azalır hatta kaybolur...


Bunları geçelim....

İşin aslı bana göre, içinde yaşadığımız ekonomik koşullar ile doğru orantılı olarak gelişmektedir. Hatta bazı meslekler sadece okullarda okutulduğuyla kalmakta, Türkiye'de yaşayamamaktadır bile. Atom mühendisliği, uzay bilimleri gibi....Orman mühendislerinin bile, iç mimarlık, endüstri tasarımı yaptığını biliyorum. Piyasa sizi işsiz kalmaya itiyorsa, hiç istemeden de olsa, size yakın mesleklere kayma eğiliminiz kendiliğinden gelişir. Siz az da olsa şanslı bir gurubun içindesiniz, söyleminize göre mesleğinizi bir kategori içinde yapabiliyorsunuz.
Mimarların da, iç mimarlık, cad operatörlüğü ya da ne yazıktır ki sadece teknik ressamlık yapanları var hatta mobilya mağazalarında mimar kartvizitiyle satış temsilciliği.... Bu yaşadığımız ülkenin ekonomik şartları gereği her meslek için öncelikle oluşmuş bir durum. Sonra da size işi verenle/sizi işe alanla...(Yine ekonomik. Az adamla çok iş, bir adama tasarımı da/satışı da/dekorasyonu da/imza yetkisini de/satın almayı da/vs. vs yüklemek ucuza adam çalıştırmanın en kolay yolu...Hele ki buna itiraz eden de yoksa...) "Makro sosyal ekonomik koşulların, neden bizim/mimarların eseri olduğunu" söyleminizi de anlayabilmiş değilim.

Size teklif edilen işi yapıp yapmamak da kişisel bir karardır ve idealist olmak da güç ister.... Başkalarını anlamaktan önce suçlamak da, alaycı bir uslup kullanmak da çok kolaydır. Çoğumuz da önce bu kolay olanı yapıyoruz...

Takdir sizin olsun!
__________________
cecille

--------------------------------------------------------------------------------
cecille offline   Alıntı Yaparak Yanıtla