Alıntı:
Orjinal mesajı gönderen: Emre Arolat
Evet çok üretiyoruz çok zaman. Tasarımın niteliğine gereken zamanı verebilmek adına da beslenmemizi tamamlayan bir takım “eklenti”lerden mahrum bırakıyoruz kendimizi. Dolaylı olarak da olsa, tasarımın niteliğini etkilemiş oluyoruz böylece. Yetersiz beslenme ile...
Bu duruma “heyecan” penceresinden baktığımızda ise tam tersine, olumlu bir etkisi oluyor bu hızlı tüketimin ve onun yarattığı devinimin. Zaman, heyecanları öldürebilir zira.
Ajite edici sorununuzun cevabı : Son 20 projedir hiç cephe çizmedim. Yüzeyi tüm kurgudan bağımsız bir karar olarak algılayan mimarlık görüşüne karşıyım. Bu durumda, popülist ve hiperaktif tavrın, tasarımın bütününe sirayet ettiğini düşünmemiz gerekecek galiba !
Ajitasyona gelmedik değil mi?
|
1 -Son 20 projedır hıc cephe cızmedım dıyorsunuz hemen ardından yuzeyı tum tasarım kurgusundan ayırmadıgınızı ıfade edıyorsunuz Bu satırlarda bır celıskı yok mu? Proje tasarımı yatay,dusey ve ucuncu boyutta bır butun ıse, ofısınızde consept lıderı olarak tasarımın hangı noktasında duruyor ve hangı noktasından objektıf bakıyorsunuz?
2 - F.Beıgbeder kıtabında Askın omru uc yıldır dıyor, pekı heyecanlarımızın omru ne kadar kı? hızlı tuketım mı belırleyecek bu sureyı .Konservatıf bır soylem de degılım ama, zamanı kullanmak kısının tekelınde olursa heyecanımızdan ve yaratıcılıgımızdan daha fazla verım alacagımızı dusunuyorum.
Daha somut ornek,karsımıza bır fıkır ıle gelen ve bızden proje hızmetı bekleyen ınsanların ısteklerı ' aman Emre Bey en kısa surede(ne demek ıse) proje surecını tamamlayıp ıse baslayalım.'
E sımdı ne demelı?