|
İstanbul'a yeni bir silüet biçmek, yüzyıllardan beri dünya kentlerinin en ihtişamlı, en görkemli ve de en ürpertici olanına, en muhteşem silüetine zaten sahip olan bir kente saygısızlık etmekten başka şey değildir. Bunu "modernizm" veyahut "beynelmilel ticaret ve gelişim" adına haklı çıkarmaya çalışanlar da budalalık sınavını geçmeye istidadı olan bir sonraki aşamada budalalığın üzerine çıkmayı planlayan aklıevvel şahıslardır. Bu projenin tamamen karşısındayız.
"Kentte kullanılmayan alanlar, hepsi de denize nazır. Buraları kullanabilir, ticaret merkezleri ve beş yıldızlı oteller dikebilir" fikriyatından daima tiksindim. Turizm ve gelişimin devamlılığını sağlamak adına eski sarayları, cezaevlerini otellere çevirmek benim en çok nefret ettiğim şey oldu. Sultanahmet Cezaevi'nin bir çeşit müzeye dönüştürülmesini arzu ederdim çünkü Türkiye'nin siyasal düşünce tarihiyle, özellikle muhalif düşüncenin çiçeklenmesiyle pek yakın ilişkileri vardı. Bu neden yapılmadı? Akılların alamayacağı paralarla burası da bir turistik merkez haline getirildi. Aynı durum daha evvelden Çırağan sarayı'nda yapıldı. Arada bir de canına okunan bir Şeref Stadı var ki yine Çırağan Sarayı yakınlarında, onun nasıl bir hunharlıkla yıkıldığını ne siz sual edin ne de ben açıklayayım. Aynı süreçler haydarpaşa Garı'nda da işleyecek. Doğrusu insanı aşağılayan, zenginlik ve servet yücelticisi, büyük sermayeye methiyeler düzmeye hazır, kompleks binaları ve plazaları, iş merkezlerini modernizmin nişanesi sayan bir 1990'lar liberali görüyorum Belediye'nin bu planına bakınca.
Turizm elbette gelişecek, elbette turistik tesisler inşa edilecek ve eskiyenler imar edilecek. Ancak bu kendine özgü dokusu olan bölgelere tecavüz etmek değil; tarihi değeri olan kasır ve sarayları otellere dönüştürmek hiç değil. Bunu planlı ve tarihi dokuyu zedelemeden yapmak mühim. Yoksa gözümüze sokulmaya çalışılan bir köylü kurnazlığı, bir liberal işbitiriciliği, enerjik bir belediye yönetimi maskesi ise lüzum yok; biz zaten Menderes'in Aksaray'a el atmasından beri görüyoruz bunları.
|