Konu: Emre Arolat
Tek Mesaj Görüntüle
Eski 25-12-2001, 14:53   #15
publisher
Arkitera Üyesi
 
Kayıt Tarihi: 07-05-2001
Mesaj: 39
Dolaysız kendini aktaran mimarlık...

Merhaba Emre Bey;

Öncelikle belirtmek istediğim bir konu şu: Atilla Bey ile yaptığınız söyleşi, bazı yerlerinin üzerinde birkaç kez yeniden düşündüğüm, "evet, işte bunun da altı çizilmeli" dediğim bir yazı idi. Net, içten ve bir mimarın kendisini dürüstçe ortaya koymasının da etkisi olmalı bunda diye düşünüyorum şu an…(örneğin Amerika'da ofiste yaşadıklarınızı aktarışınızdan, mimarların özel yaşamlarında diğer disiplinlerdeki insanlar kadar düzenli ve standart olamayışlarına dek))…Söyleşide bir kaç ifadenizde, yüksek lisans yıllarından itibaren kendime yönelttiğim ve bugün kendime verdiğim kimi yanıtları görmekti güzel olan: "Mimarlığın çok da bilinmezlerle dolu olmadığını düşünüyor oluşunuz, yapının çok doğrudan olması gerekliliği, mutlaka bir şey anlatıyor olması gerekmediği, anlatıyorsa da bu mesajın çok doğrudan olması gerektiği" yolundaki ifadeleriniz vs…Nedenine gelince: yüksek lisans çalışması sırasında -eğitim gördüğüm yıllarda etkin olmasından ötürü- dekonstrüktif düşünce ve mimarlık ilişkisini bir örnek olarak ele alıp, mimarlık ve diğer disiplinler arasındaki ilişkinin "sınırlarını" kavramaya çalışan, sonra da buna "kimi noktalarda" oldukça eleştirel bir noktada kendini bulan bir mimar oluşum olsa gerek. Ve o birkaç yıl yoğun "kurcalama" döneminden sonra söyleşide kullandığınız ifadelere geldim…Merak ettiğim nokta şu ki: Her mimarı, ifade ettiği anlayışa getiren zorlu bir süreci var. Peki, sizi, mimarlığın bu denli dolaysız ve kendini direkt aktaran bir disiplin olduğu bilincine getiren süreç nasıl işledi?

…Teşekkürler…

Meral Ekincioğlu
publisher offline   Alıntı Yaparak Yanıtla