|
Atilla Yücel ile yaptığınız röportajın sonunda, Rem Koolhaas'ın uluslararası kimliğine atfen "birgün bir Türk olarak oralara gelebilecek miyiz?" diye sorarak bir anlamda ideallerinizi açıklamışsınız. Koolhaas'ın sadece bina değil, teori de üreten bir mimar olduğunu biliyoruz. Bir kaç kitabı, sayısız konferansı var.
Sizce hemen hemen mimarlık teorisi adına hiç bir şey üretmeyen bir ülkeden (Turgut Cansever hariç) "Batı"in kabul edeceği bir mimarlık çıkarmak mümkün mü?
Alpaslan Ataman, Arredemento'da sizin profiliniz için hazırlanan sayıda, mimarlığınızı anonim mimarlık olarak tanımlamış. Mimarın arka planda kaldığı, imalatın öne çıktığını ileri süren Alpaslan Ataman'ın bu yorumu bana epey miktarda yumaşıtılmış sert bir eleştiri gibi geldi. (Yanlış okuyorsam düzeltin lütfen) Bu yorum hakkında ne düşünüyorsunuz?
Bu yoruma katılıyorsanız: mimarın kimliğinin ikinci planda kaldığı bir mimarlık ile batı mimarlık dünyasında kabul görmenin zor olacağını düşünmüyor musunuz?
|