"Diyalog" deyince aklına sadece "şantajı" ya da sadece "pazarlığı"(*) getiren kalkerleşmiş önyargılı bir duruşla nasıl diyalog kurulacak, bunun üzerinde düşünülmesi gerekiyor.
Öte yandan tam da burada 'borcunu
ödeyemeyen mimarlar' ile 'borcunu
ödemeyen mimarlar' arasındaki farka dikkat etmek gerekiyor.
Mimarlar Odası'nda yıllar yılı acı veren bu birinci duruma! çözüm için çırpınan
odacıları sonunda yılların özlemi olan Mimarlık Vakfı'nı kuruyorlar ve onun sayesinde de (Çünkü yasalar gereği odaların bu tür bir girişimde bulunması yasak.) Yardımlaşma Sandığını oluşturuyorlar.
Tam burada "Kotarizasyon Çağı" öyküsünü (*) heyecanla anlatan Engin Omacan Ağabeyi sevgiyle anarak:...
http://www.mimarlikvakfi.org/
Olacaklardan hiç kimse muaf değil... Her an herkesin başına gelebilir.
Şaşırmayalım, öyle günler oluyorki herkesin başına gelen kötü şeyler, mimarların da başına gelebiliyor. Hiçbir mimar muaf değil, firavunun mimarı İmhotep bile...
Zor günler yaşayan aidatını bile ödeyemeyecek durumdaki mimarlara yine meslektaşları olan mimarlar sessizce el uzatıyorlar. Reklam etmeden, rezil etmeden.... Sessizce.
Nasıl ?
"Yardımlaşma Sandığı"na üye olup
düzenli aidat ödeyip, bağış yaparak. ( Burada da mı aidat ödüyorlar? Hayret!...)
En azından bu nedenlerle bile olsa 'borcunu
ödeyemeyen mimarlar' ile 'borcunu
ödemeyen mimarlar' arasındaki farkı bilmekte yarar var.
Şimdi, 'borcunu
ödeyemeyen mimarlar'ı ayırdığımızda, gelelim geriye kalan ikinci duruma.
Yani buradaki tartışmalara neden olan
diyalog güzeli :... 'borcunu
ödemeyen mimarlar' YAZISINA.
Yıllardır düzenli olarak aidatını ödeyenlerin yanısıra çeşitli nedenlerle birikmiş aidat borcunu -isteyerek/istemeyerek- ödeyenleri yani 30.000 üyenin saklı haklarını yok sayıp;
"kelle vergisi" olarak tanımladığı aidattan hareketle; ek açıklamalarıyla bir manifesto haline dönüştürmeye çalıştığı "borcunu ödemeyen mimarlar" yazısının; önce "şantaj" koşullarını yaratıp daha sonra onun yarattığı sanal etkiden hareketle bağışlayıcı/ihsan eyleyen pozda "pazarlığa" doğru
ray döşemeye çalışıyor...
Bence aidatını ödemiş tüm üyeler de(30 bin) buradaki tüm yazıları bir belge olarak kullanıp hukuken(saklı haklar); onlar "borcunu ödemeyen mimarlar insiyatifi-H.Y."de, peki biz ..... miyiz?
diye sorabilirler...
Örneğin ben sordum...
Sormaya da devam edeceğim...