Tek Mesaj Görüntüle
Eski 20-05-2005, 17:18   #43
Metin Karadağ
Arkitera Üyesi
 
Kayıt Tarihi: 20-02-2003
Mesaj: 2.535
"Kelle vergisi"

Borcunu Ödemeyen Mimarlar

Bu aralar Mimarlar Odası üyelik ödentisini ödemeyen üyelerinin borcunu tahsil etme telaşına düşmüş durumda. Önce her üyesini uyardı ardından da ödemeyenlerin 6235 sayılı Türk Mühendis ve Mimar Odalar Birliği Kanunu’nun 30. maddesi uyarınca İcra ve İflas Kanunu hükümlerine göre takibat yapacağını ve tebliğden itibaren 30 gün içerisinde ödenmesi gerektiğini yazılı olarak bildirdi. Yasalar çerçevesinde bakıldığında odasına kayıtlı üyelerin bu parayı ödemesi gerektiği, ödememeleri durumunda da yasal yollara başvurulacağının söylenmesi çok doğaldır ve Mimarlar Odası sonuna kadar haklı görünmektedir.

Ancak görünenin arkasına bakıldığında ortaya başka bir görüntü çıkmaktadır. Üyelik ödentisi adı altında talep edilen para kelimenin tam anlamıyla bir “kelle vergisi”dir. Bütün mimarlara eşit koşullara sahipmiş gibi davranılıp; büro sahibi mimarla, o büroda ay sonunu zor getiren mimar bir tutulmakta ve aynı para, aynı koşullarda istenmektedir. Özellikle ekonomik kriz sonrası çoğu mimar halen işşiz ya da meslek dışı alanlardan geçimini sağlamaya çalışmaktayken, bürolarda çalışanlarsa iş bulabildiklerine şükredip gerçekten komik denebilecek rakamlara boyun eğmekteyken üyelerinin bu durumuna kayıtsız kalan ve çözüm üretmekten uzak görünen Mimarlar Odası farklı durum ve koşullardaki her mimardan aynı parayı talep etmekte ve bunda bir çelişki görmemektedir.

Mimarlar Odası her büro sahibi mimarın gündeminde olan, gündelik hayatının bir şekilde parçası olan bir kurumdur. Büro sahibi ve kendi özel işini yapan mimar işini yaparken, imza atarken ve her yıl büro tescilini yaptırırken Mimarlar Odası'yla muhatap olmaktadır. Ancak büro sahibi mimarlar dışında başka bir grup vardır, ki bu grup çoğunluğun grubudur. Bu grubun “ay sonunu nasıl getiririm”i düşünmek dışında bir şansı olamamakta ve Mimarlar Odası hayatına ancak ödenmesi gereken bir borç, o ayın hesabını bozan bir unsur ve icra memurları şeklinde zorla gündelik hayatlarına girmektedir. Peki soruyu bir de tersten soralım: Bu aylıklı çalışan mimarlar, Mimarlar Odası'nın ne kadar gündemindedir? Aylıklı çalışan mimarlar mimarlar odası için sadece “borcunu ödemeyen mimarlar” yığınıdır. Onlardan sürekli para istenir ama hangi koşullarda çalıştıkları, sigortalı çalışma imkanı bulup bulamadıkları, hangi asgari standartlarda ücret aldıkları ve benzeri akla gelebilecek sayısız sorun tam da bu sorumluluğun öznesi olması gereken Mimarlar Odası tarafından pek düşünülmez. Son olaya bakıldığında aylıklı çalışan mimarların sorunlarına yönelik yaptıklarını iddia ettikleri toplantılar nedense yeterince duyurulamazken, ucu icraya dayanabilecek borç tahsili herkese eşit ve en iyi şekilde duyurulmuş görünüyor.

Şimdi dürüst olalım: Durum ortada, bu parayı çoğu kimse ya çok zorlanarak ödeyecek ya da hiç ödeyemeyerek kendi odası tarafından rezil edilecek. Öncelikle odanın bu “kelle vergisi” zihniyetinden vazgeçip, kendi üyelerinin gerçeklerini görmesi, üyelerinin çoğunun aylıklı ve zor koşullarda çalışan bir grup olduğunu anlaması ve bu üye yığınının çoğul yapısına uygun, gerçekçi politikalar üretmesi gerekmektedir. Aksi takdirde zaten kendi mesleğine bile yabancılaşmış bu mimarlar kalabalığı, kapısına icra memurları dayayan ve kendi haklarını korumayan ve fiili olarak gündelik hayatlarında olmayı beceremeyen Mimarlar Odası'na karşı son bir yabancılaşma yaşayarak üye kayıtlarını sildireceklerdir.

Hakkı Yırtıcı





Alıntı:
Orijinal metin hakkı yırtıcı tarafından gönderilmiş
Görünen o ki bu forum yavaş yavaş toparlanıp bir yere doğru evriliyor, bu da tabiki herkesin kimi tepkisel kimi daha rasyonel ama hepsi de bence eşit derecede önemli düşüncelerini buraya aktarmasıyla oluyor. Fikret Oğuz'un yazısı kanımca bu forum için zamanında ve çok doğru yazılmış bir yazıdır. Şimdi bu forum boyunca olanları şöyle sıralayalım:
1. Temelde kimse odaya karşı değil, önemli olan eleştirdiğimiz bu durumu yine oda ile beraber nasıl çözeriz bunu konuşmalıyız.
2. Oda ile temasa geçmeden önce kendi içimizde tam olarak beklentilerimizin ve çözülmesini istediğimiz sorunları belirlemek ve kafa karıştırmadan bunları net bir şekilde talep etmek gerekmektedir. Bunun içinde önümüzdeki günlerde öncelikle, bir belkide adını "borcunu ödemeyen mimarlar insiyatifi" diyeceğimiz, bir çalışma grubu kurmak için biraraya gelmek gerekecektir.
3. Zannedersem odadan çalışan ücretli mimarlar grubuna karşı bir duyarlılık oluşmasını sağlamak önemli bir çaba olacaktır. Daha sonra Fikret Oğuz'un belirttiği ve odanın bu konudaki çalışmalarını da dikkate alarak oda ile beraber bu konuda neler yapılabileceği tartışılmalıdır.
4. Mimarlar Odası ile bu insiyatif bir araya gelmeli ve durumu tespit ederek bir çalışma izleme programı oluşturmalı ve odanın araçları kullanılarak bu konuda somut adımlar atılmalıdır.
5. son noktada bu insiyatif bir etkin aktör olarak aradan çekilmeli sadece izleyici olarak odanın ücretli çalışan mimarlar grubuna karşı ürettiği politikaları takip etmeli, bunların hayata geçmesindeki zorlukları izlemeli ve duruma göre kamuoyu oluşturma görevi ile kendisini sınırlamalıdır.

Benim aklıma şimdilik gelenler bu kadar, eğer bu düşüncemi geliştirmemde yardımcı olursanız sevinirim.
__________________
Metin Karadağ
12390
Metin Karadağ offline   Alıntı Yaparak Yanıtla