Galiba Sn. Karadağ ile aynı dili konuşmuyoruz... Yazdıklarından pek birşey anlamadım... ya da o beni yanlış anladı

neyse bu bir diyalog değil, forum...
Sorulara cevap veren kimse çıkmadı. Bence çıkamayacak da
Ülkedeki çürük bürokratik prosedürler yığını, mimarlar odası hakkında düşünme konusunda da mimarları "aciz"leştiriyor. Gerek var mı? Tercih meselesi... Ama kişisel tercihim prosedürlerden uzak durmak yönünde... Yoksa mimarlık yapamam, "avukat" olmam lazım...
Yırtıcı'nın yazısı "aciz" olmayan bir düşünceyle ve "mimarca" yazıldığı için çok etkileyici...
Çözüm sadece zihniyetle ilgili!!! Oda varlık sebebini sorgulamalı (oda yöneticileri izin verirse!!! "ah ego!, ah otorite!, ah insan!"

, üyelerini görmezden gelmemeli, kendini yenilemeli.
Tek çözüm bunu "istemek"...
"Halkla İlişkiler" diye bir disiplin var ve çok dinamik... Onlardan yardım almak lazım. Böylece "memur" zihniyetli, tırnak ve beyin törpüleyen mimarlar da ortadan kalkar herkes kendi işini yapar... Benden bu kadar... "iş"e devam....
Saygılar
