Tek Mesaj Görüntüle
Eski 15-01-2005, 17:05   #3
Kaya Arikoglu
Diyalog Konugu
 
Adana
Mimar
Kayıt Tarihi: 01-10-2002
Mesaj: 82
Kaya Arikoglu is on a distinguished road
Sayın Ömer Bey,

Meslek Odaları hakkında üzüntünüzü paylaşıyorum.
Her meslek odası öncelikle temsil ettiği meslek konusu hakkında duyarlı olamalı ve o mesleğin toplum içindeki itibarını yükseltmekle görevli olmalı.
Küressel felaketlere duyarlı olma sadece mimarlara özgün olmadığı için mesleki konularının dışında kalabilir. Mum yakmak yerine ortak bir yardım kampanyasını odamız başlatabilir veya mevcut olan hakkında bilgi verip katılmamızı teşvik edebilir.

Meslek odamızın var olma sebebini sürekli sorgulamamız gerekiyor sanırım:

- Mimarlar odalarının kendi meslekdaş üyelerinin projelerine vize vererek denetlemekle topluma verdikleri mesaj nedir? Toplumu niteliksiz mimari hizmete karşı korumak onların görevimidir?

- Odamızın proje faturalarını ibraz ederek maliye müfettişliği görevini üstlenmesi doğrumudur?

- Odamızın mimari hizmetler için asgari fiyat belirlemesi doğru ve uygunmudur? Mimari hizmetlerin asgari fiyat karşılığı asgariye indirilmesini tasvip ederlermi? Neticede piyasada asgari ücretlerin azami ücret olarak algılanması odalarımızı rahatsız etmiyormu?

- Odalar mesleğimizi ilgilendiren yasalar hakkında bizleri bilgilendirirken politik polemikten uzak durmaları gerekmezmi?

- Odamız mimarlık ve mezuniyet sonrası eğitime daha çok önem vermesi gerekmezmi? Serbest çalışan mimarların akademik kariyerlerini engellemek yerine teşvik etmeleri gerekmezmi?

Daha lafı uzatmama gerek yok sanırım...

Birzamanlar Türkiye dışında mesleğimi icraat ettiğim için oradaki odalarla bizim odaları mukayese yapmadan duramıyorum.

Diğer ülkelerde mimarlar odalarının var olmalarının başlıca amacı mimarlığın kalitesini ve itibarını yükseltmektir. Orada odalar "biz mimarları" temsil ederler ve mesleğimizin ortak itibarını korurlar. Onlar vize vermezler ve ücret belirlemezler. Onlar bilgi, eğitim ve ödül verirler. Ama en önemlisi oradaki mimarlar mesleklerini icraat etmeleri için ,yani proje muellifi olmaları için, mimarlar odasına üye olmaları gerekmez. Mesleki oda üyeliği ve faliyetleri tamamiyle gönüllüdür. Mimarlar aidatlarını öderken üye oldukları odalardan bilgi, destek ve hizmet beklerler. Dolayısiyle odalar üyelerinin denetimindedirler.

Türkiyede Mimarlar Odası sanki toplumu korumak için "bizleri" denetlemekle görevlendirilmiş bir yapıya sahiptir. Biz mimarlar bu kadar çok denetlenmeyi hak ediyorsak toplum içinde ne kadar saygı talep edebiliriz? Odamız sürekli bu mesajı topluma vermekle ne kadar bizim saygımızı kazanabilir?

Yanıtımı bitirirken meslek odalarındaki seçim sisteminin anti demokratik olduğunu vurgulamak istiyorum.

Odalarda seçim öncesi hazırlanmış ve kulisleri yapılmış yönetim kurul listelerinin hazır zarflara yerleştirmesiyle neler amaçlanıyor acaba? Uyum içinde çalşabilecek bir yönetimi seçmek için liste "A" veya "B" arasında tercih yapmaya mecbur kalmamız bana eski Kızıl Çin seçim sistemini hatırlatıyor. Bence bağımsız seçilen bireylerden oluşan ve her konuda uyum içinde olmayan bir yönetim kurulu tercih edilmeli. Böylece en çok oy alarak "bağımsız" seçilen başkan karar alırken kurulun diğer bağımsız üyelerini ikna etmeye mecbur kalmalı. Mimarlar odalarında ayrı görüşleri savunan yönetim kurul üyelerinin medenice tartışarak demokratik karar almaları mesleğimize yakışır derim.

Yanlışmı düşünüyorum?

Saygılarımla,
__________________
Kaya Arıkoğlu

En son Kaya Arikoglu tarafından düzenlendi : 16-01-2005 13:30
Kaya Arikoglu offline   Alıntı Yaparak Yanıtla