"Her biri köşeleri dolduracak konuları nerelerden başlayayım derken birkaç gün önce gazete haberlerindeki bizim Sivriada’ya dikilmesi “tasarlanan” hormonlu, azman semazen kafamdaki tüm şikayetleri sildi süpürdü. Senelerdir pilava katık olsun diye dalıp topladığım midyeler, tekneleri kıçtan demirleyip baştan bağladığımız o asude barınak, her nasılsa temiz kalıp yüzülebilen sular aklıma geldi. Bir an İstanbul’un o muhteşem silüeti ile hormonlu derviş bir araya geldi gözümün önüne. Ben oldum olası insandan büyük insandan hoşlanmam, heykele dönüşse de... Hele gece karanlığında Marmara Denizi’nde, yakamozların ışığında, teknemde asude yol alırken benden 50 kat daha büyük üstelik yerinde sayan bir dervişle karşılaşmak ancak kötü senaryolu bir korku filmi olabilir dedim ve teknemi sattığıma ilk defa bu denli sevindim."
Devamını okumak için
tıklayın.