Tek Mesaj Görüntüle
Eski 12-01-2005, 11:39   #12
İstanbul Girişimi
Forum Üyesi
 
Kayıt Tarihi: 12-01-2005
Mesaj: 1
İstanbul Girişimi is on a distinguished road
Semazen neyi simgeliyor?

8 Ocak tarihli Milliyet’te yeralan bir habere göre İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş belediyeye devredilen Sivriada’ya 110 metre boyunda bir semazen heykeli dikileceğini açıklamış... Dev heykel “Ne olursan ol, yine gel” diyen Mevlana’nın düşüncesini temsil edecekmiş... Gazete haberi “bu heykeli bütün dünya konuşacak” başlığı ile yayımlıyor!

Fikrin kendisine ait olduğunu ve bir heykeltraşın bu konuda çalışmalar yaptığını belirten Kadir Topbaş, “İstanbul’u dünyaya böyle bir simge ile yansıtmak istiyoruz” demiş.
Belediye başkanı heykelin çevresine üç ilahi dinin mabedi, cami, kilise ve sinagog yerleştirmeyi düşündüklerini, ayrıca heykelin içine girilebileceğini, etek altlarında turizm amaçlı işletmeler öngörüldüğünü ve uygulamanın “yap-işlet modeli” içinde gerçekleştirileceğini sözlerine eklemiş.

“İstanbul’un yeni simgesi 110 metrelik semazen anıtı” başlığı ile konuyu işleyen Hürriyet Gazetesi haberin başlığında İstanbul’un yeni bir simgeye kavuştuğu müjdesini veriyor. Heykel “İstanbul’un medeniyet, kültür ve inançların buluştuğu ve hoşgörünün dorukta olduğu bir barış kenti olduğunu” simgeleyecekmiş. Topbaş “AB’ye giriş adımları attığımız şu günlerde merkezi yönetim, yerel yönetimler, sivil toplum örgütleri ve halk olarak el ele vererek İstanbul’u dünyanın bir numaralı kenti yapmaya azmetmeliyiz” demiş.

Bu haber olsa olsa bir şaka olabilir diye düşünüyor insan. İstanbul gibi bir kentte böyle bir şeyin bırakın uygulanmasını, bu şekilde geliştirilmesini düşünmek, bunu basına açıklamak ve basının da bu haberi bir “müjde” olarak işlemesi olsa olsa bir şaka olmalıdır. Ancak Topbaş’ın daha önceki açıklamaları da dikkate alındığında bu olayın bir şaka olmadığı ortada. Topbaş, bir süre önce de Leonardo da Vinci’nin hayalini gerçekleştireceğini ve Haliç’e şeffaf bir köprü yapacağını açıklamıştı. Öğrencilik döneminden bu yana hayalini kurduğu köprünün çizimlerinin bile hazır olduğunu söylemişti. İstanbul’un yönetimi kendi tasarrufunda bulunan kamu alanlarını bu şekilde dönüştürmeye niyetleniyorsa, görevlerini ve sorumluluklarını böyle yorumluyorsa, İstanbul’un işi çok zor demektir.

Belediye başkanı ne iş yapar?

Belediye başkanı sanattan, mimarlıktan, şehircilikten anlamak zorunda değil. Ancak yönetimde başarılı olmak için bu işlerden anlayan insanların fikirlerinden yararlanmayı bilmek zorunda. Bir kamu yöneticisi olarak belediye başkanının mimar olması en azından yöntem hakkında kendisine bir bilgi vermeli, tekelci ve fırsatçı bir zihniyet olmamalı.
Dünyada kentlerin yarıştığı bir dönem yaşıyoruz. Kent yönetimleri fikir ürünlerini, yaratıcılığı desteklemek için bağımsız bir alan yaratıyorlar. İktidarlarının eteğine yapışan çevreler tarafından kuşatılmalarına izin vermiyorlar. Bu nedenle biz aşağıda imzası bulunan kişiler bu sorunu önemsiyoruz. İstanbul’un güncel kültür ve sanatla bağını koparacak bu tür uygulamalar karşısında İstanbul’un güncel kültür ve sanatla ilişkisini savunmak için bir girişim başlatıyoruz. Eğer yap-işlet modeli ile uygulanacağı söylenen bu ucube Sivriada’ya dikilirse, biz İstanbullular onu yıllarca seyretmek zorunda kalacağız. İstanbul’un güncel kültür ve sanatla bağını koparmayı hedefleyen olan bu dayatma aynı zamanda ortak yaşam alanımıza karşı bir tehdittir. Bu nedenle İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş’ı bu girişimden ve projelerini informel yollarla geliştirmekten vazgeçirmek için bütün kültür ve sanatla ilgili kişilere, kurumlara çağrı yapıyor ve bu metini imzaya açıyoruz.


İstanbul Girişimi
İstanbul Girişimi offline   Alıntı Yaparak Yanıtla