Tek Mesaj Görüntüle
Eski 12-01-2005, 01:26   #10
kramer
Forum Üyesi
 
kramer'in Avatar'ı
 
Kayıt Tarihi: 16-11-2002
Mesaj: 183
kramer is on a distinguished road
kadir topbaş kimseye yaranamıyor. bu da islamcıların itirazı (kaynak yeni asya gazetesi, 10.1.2005):
Alıntı:
M. Latif SALİHOĞLU

Muhafazakârları tüketen heykel merakı

Hayırsızada'ya gökdelen boyunda Mevlevî semazen heykeli diktirmeye niyetlenen İstanbul Şehremini Kadir Topbaş'a evvel-âhir tavsiyemiz şudur: Ne olursan ol, yine de heykelci olma!

Cumartesi günkü Milliyet'te çıkan bir resimli habere göre, Başkan Topbaş, "Ne olursan ol, yine gel" diyen Mevlânâ'nın düşüncesini temsilen Sivriada'ya (Marmara'daki Hayırsızada) dev boyutta (yaklaşık 110 metrelik) semazen heykeli dikileceğini açıklamış.

Biz ise, muhafazakâr Topbaş'a böylesi bir gayretkeşliği yakıştıramadığımız için, onu bu niyetinden vazgeçirinceye kadar, ısrarla aynı tavsiyede bulunmak durumundayız: Ne olursan ol, sakın ha heykelci olma!

Tabiî, aynı tavsiyemiz, Ankara Belediye Başkanı Melih Gökçek için de geçerli. Bir ara söylentisi duyuldu ki, Ankara'da 50 metre yükseklikte bir semazen heykeli diktirmek istiyormuş kendisi.

Sakın ha, birbirinizle bu türden bir heykel yarışına girmeyesiniz. Bu işten hem rahmet duâsı almaz, hem de o diktireceğiniz heykelden evvel, kendiniz yıkılıp gidersiniz.

Zira bu heykel merakı, meslektaşınız olan sizden evvelki bazı muhafazakâr reisleri de devirip götürdü. Meselâ, bunlardan biri ve belki de en başta geleni, 20 yıl önceki Fatih Belediye Başkanı Yetkin Gündüz dostumuzdur.

ANAP'lı Yetkin Bey, Fatih İtfaiye Parkının orta yerine Fatih Sultan Mehmet ile onun temsilî atının ayakları dibinde birkaç âlimin heykelini diktirdi. Sonra da, bu "harika eser"i bizzat kendi aklıyla tasarlayıp elleriyle vücuda getirdiğini öve öve anlatmaya koyuldu.

Ne var ki, yirmi senedir bir daha da belediye başkanı olamadı, Yetkin Bey. Kendi ifadesine göre, aynı partiden ikinci kez aday olup seçilmesini Semra Özal engellemiş. Demek ki, bu eseriyle eğlence, magazin ve görselsanat meraklısı Semra Hanıma bile yaranamamış.

* * *
Sivriada'da sipsivri bir Mevlevî heykeli, öyle mi? Hayırsızada'da hayırsız bir semazen heykeli, öyle mi?

Acaba, bu iş için Hazret-i Mevlânâ'dan bir fetvâ bulabilir misiniz? Diktireceğiniz böyle gösterişli mi gösterişli bir heykel varlığından, acaba o Hazretin ruhu incinmez mi?

Mevlânâ, her ne kadar günahkârlara hitaben "Ne olursan ol, yine gel" demiş olsa bile, asla "Geldikten sonra, benim heykelimi dikmen lâzım" dememiştir. Demez de. Olsa olsa, bunun tersini söyler ancak.

Sahiden size ne kazandıracak, partinize ne hayır getirecek bu heykelcilik uğraşı?

Fatih'teki Sultan Fatih heykeli Yetkin Beye ve muhafazakâr ANAP'lılara ne kazandırdı ki, benzer şeyler size de bir hayır getirsin?

Parkın ortasına Fatih'in, Molla Gürani'nin heykelini diktirenler, bu Müslüman halktan bir hayır duâsı alıyorlar mı ki, Ankara'da, yahut İstanbul'da gökdelen misâli diktirmeyi tasarladığınız semazen heykelleri, sizin için de birer duâ vesilesi olsun?

Hâsıl-ı kelâm. Muhterem büyük Şehreminler! Şu heykelcilik denilen işler, 12 Eylül cuntacılarına yakışır belki; ama, sizin gibi muhafazakâr siyasîlere hiç mi, hiç yakışmıyor. Çünkü, böyle iki zıt bir arada olmuyor yani.

Dileriz ki, Melih Gökçek bu sevdadan vazgeçmiş olsun.

Temenni ederiz ki, Kadir Topbaş aynı sevdaya hiç kapılmasın.

İllâ da heykel yaptırmak istiyorsanız, Üstad Bediüzzaman'ın şu sözlerine kulak veriniz: "Müslümanların heykelleri, hastahaneler, mektepler, yollar, mâbetler ve yetimleri koruyan yurtlar gibi âbidelerdir." (Av. H. Bitlisî Aktürk; 1948 Afyon Mahkemesi Müdafaasından.)
kramer offline   Alıntı Yaparak Yanıtla