Tek Mesaj Görüntüle
Eski 09-01-2005, 12:52   #2
Omer Yilmaz
Yönetici
 
Omer Yilmaz'in Avatar'ı
 
İstanbul
Mimar
Kayıt Tarihi: 09-01-2001
Mesaj: 7.303
Omer Yilmaz is on a distinguished road
Sanki çok daha önceden kaybetmiştikde bunu görmezden gelmek istiyorduk


"İstanbul Girişimi" grubundan gelen metin ekte:
Alıntı:
İstanbul’a çağrı:


8 ocak tarihli Milliyet’te yeralan bir habere göre İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş belediyeye devredilen Sivriada’ya 110 metre boyunda bir semazen heykeli dikileceğini açıklamış... Dev heykel “Ne olursan ol, yine gel” diyen Mevlana’nın düşüncesini temsil edecekmiş... Gazete haberi “bu heykeli bütün dünya konuşacak” başlığı ile yayınlıyor!

Fikrin kendisine ait olduğunu ve bir heykeltraşın bu konuda çalışmalar yaptığını belirten Kadir Topbaş, “İstanbul’u dünyaya böyle bir simge ile yansıtmak istiyoruz” demiş.
Belediye başkanı heykelin çevresine 3 ilahi dinin mabedi, cami, kilise ve sinagog yerleştirmeyi düşündüklerini, ayrıca heykelin içine girilebileceğini, etek altlarında turizm amaçlı işletmeler öngörüldüğünü ve uygulamanın “yap işlet modeli” içinde gerçekleştirileceğini sözlerine eklemiş.

“İstanbul’un yeni simgesi 110 metrelik semazen anıtı” başlığı ile konuyu işleyen Hürriyet Gazetesi ise İstanbul’un yeni bir simgeye kavuştuğu müjdesini veriyor. Heykel “İstanbul’un medeniyet, kültür ve inançların buluştuğu ve hoşgörünün dorukta olduğu bir barış kenti olduğunu” simgeleyecekmiş.
Kadir Topbaş “AB’ye giriş adımları attığımız şu günlerde merkezi yönetim, yerel yönetimler, sivil toplum örgütleri ve halk olarak el ele vererek İstanbul’u dünyanın bir numaralı kenti yapmaya azmetmeliyiz” demiş.

Bu haber olsa olsa bir şaka olabilir. İstanbul gibi bir kentte böyle bir şeyin bırakın uygulanmasını, bu şekilde geliştirilmesini düşünmek, bunu basına açıklamak ve basının da bu haberi bu şekilde bir “müjde” gibi işlemesi olsa olsa bir şaka olmalıdır. Bu haber eğer bir şaka değilse, İstanbul gibi bir kentte.bir belediye başkanının böyle bir açıklama yapması, çevresinin sağduyu ve mantıktan arınmış insanlar tarafından kuşatıldığını gösteren büyük bir sorun olduğunu gösterir.

Gazetelerin haberi veriş biçimlerine bakınca olayın ciddi olduğu, en azından Belediye Başkanı Kadir Topbaş’ın böyle bir açıklama yaptığı anlaşılıyor. Eğer yerel yönetim tarafından kentin sanatla ilişkisi böylesine bir yöntemle geliştiriliyorsa, kentin mimarlık, şehircilikle ilişkisinde de aynı trajikomik durum yaşanıyor demektir ki bu da heykelin İstanbul için ürkütücü bir gelişmeyi simgelediğini göstermektedir.

Düşünün bir: Belediye Başkanı İstanbul için diğer kararları, projeleri de aynı yöntemle, ben yaptım oldu mantığı ile geliştiriyorsa, kentin hali ne olur? Bu kent yaratıcılıktan, sanattan, mimarlıktan, kültürden nasıl yararlanır? Kültür sermayesini nasıl harekete geçirebilir?

Dünyada kentlerin yarıştığı bir dönem yaşıyoruz. Bu yarışın temel özelliği kentlerin yaratıcı kültür sermayesini çekmesine dayanıyor. Bu nedenle kent yönetimleri özellikle tasarım, sanat, kültürle ilgili projelerde bağımsız bir alan yaratıyorlar. Özellikle proje fikirlerini oluşturmak için kendilerini dar fikirli, iktidarın eteklerine yapışan çevreler tarafından kuşatılmalarına izin vermiyorlar. Bugün belediye başkanları sanattan, mimarlıktan, şehircilikten anlamak zorunda değiller. Ancak başarılı olmak için bu işlerden anlayan insanların enerjisini, fikirlerinden istifade etmeyi bilmek zorundalar. Bir belediye başkanından mimarlık yapmasını değil, mimarlık alanında gelişme sağlamayı, kentin fikir ve sanattan yararlanmasını istememiz en doğal hakkımız.
İstanbul yönetiminin bir istibdad yönetimi olarak biçimlendiği bir kent olamaz. Sanat siyasetten başka bir şeydir. Soğuk Savaş dönemindeki yönetimlerin, darbe yaparak iktidara gelen azgelişmiş ülke iktidarlarının yaptığı gibi bir karar mekanizması İstanbul’a hakim olamaz. Bugün kentlerde yaratıcı fikir sermayesi iktidardan bağımsız olmak zorundadır.
Belediye başkanları sanat eserlerine, mimarlık projelerine imza atmamalıdırlar. Bu büyük bir ilkelliktir. Çünkü siyasetin temsil işlevi, sanatın, mimarlığın, kültürün profesyonelliğin yerine geçemez. Bu durumda bayağılığın iktidarından değil, istibdadından sözedilebilir.

Bizler, aşağıda imzası bulunan kişiler, İstanbul’un güncel kültür ve sanatla bağını koparacak bir uygulamanın karşısında İstanbul’un güncel kültür ve sanatla ilişkisini savunmak için bir araya geldik.

Eğer bu heykel Sivriada’ya dikilirse, biz İstanbullular yıllarca bu ucubeyi seyretmek zorunda kalacağız. Bu ilkel girişim İstanbul’un geleceğine, ortak yaşam alanımıza karşı bir tehdittir.
Bu nedenle İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş’ı bu girişimden ve projelerini informel yollarla geliştirmekten vazgeçirmek için bütün kültür ve sanatla ilgili insanlara çağrı yapıyor ve bu metini imzaya açıyoruz.



İstanbul Girişimi
__________________
Eğer Arkitera Forum üyeliği ile ilgili sorunuz varsa lütfen ilk olarak bu linkteki açıklamaları okuyun. Sorununuz çözülmediyse iletişim formunu kullanabilirsiniz. Şifrenizi unuttuysanız lütfen "şifremi unuttum" linki yardımıyla şifrenizi yeniden oluşturunuz.

Özel Mesaj ile yukarıdaki konularda sorular göndermemenizi rica eder, gönderilecek soruları cevapsız bırakmak zorunda kalacağımı peşinen bildiririm.
Omer Yilmaz offline   Alıntı Yaparak Yanıtla