Büyük Kulüp, Türkiye'nin AB'ye giriş sürecini torpillemek üzere! Çok mu abartılı buldunuz? Eee, şimdi abartma modası var.
İşin aslını anlatmaya baştan başlayalım.
Biliyorsunuz, AB'nin 31 bölümlük "müktesebatının" bir kısmı çevre sorunlarıyla ilgili.
İşte, Büyük Kulüp'ün Çiftehavuzlar'da marina yapma girişimi (üstelik 1.5 kilometre ötede kapasitenin yarısı boş olan Kalamış Marinası var) bir yandan AB'nin çevre ilkeleriyle çatışıyor, bir yandan da hukukla çelişiyor.
Deniz üzerinde 12 bin metrekare olarak tasarlanan marinanın karadaki yüzde 20'lik bölümüne 5 metre yüksekliğinde tesis yapımı öngörülüyor.
Çevre açısından bakınca, marina, denizi kirletecek ve doğal yapıyı bozacak.
Hukuksal açıdan ise, kamu yararı aleyhine bir tasarruf söz konusu.
Bu sahil şeridi milyarlar harcanıp halka açık yürüyüş ve spor alanı olarak düzenlendi, arıtma sistemiyle deniz temizlendi; denize giriliyor. Binlerce kişi bu sahilde yürüyüş yapıyor.
Marinanın yapılmasıyla bütün bunlar engellenmiş olacak.
Aslında Büyük Kulüp bu yolda ilk girişimini geçen yaz yaptı. Kamuya ait alanın bir kısmına tecavüz ederek tesislerini genişletti. Üstelik, jeneratörünün egzoz gazını halkın yürüyüş yoluna verme saygısızlığını da gösterdi. O zaman bu engellenmediği için, şimdi marina yapmaya cesaret ediyor.
Geçen pazar günü sahilde, Büyük Kulüp'ün önünde, çeşitli mahalle gönüllülerinin protesto gösterisi vardı. İmzalar toplandı. Gerek, kamu alanına tecavüz eden kısmın yıktırılması, gerek marina girişiminin durdurulması için yargıya başvurulması istendi.
Çevresel ve hukuksal açıdan Anayasa'dan yasalara, AB müktesebatından AİHM'ye kadar "ucu açık" olan bir tartışmaya yol açmamak için Büyük Kulüp yönetimi bu işten "efendice" vazgeçmeli.
Koray Aydın'ın halefi Bayındırlık Bakanı Zeki Ergezen ileride başına iş açması olası bu girişime göz yummamalı.
İstanbul gibi bir kentte böylesine bir tartışmanın varacağı noktaları AKP dikkate almalı. Herhalde öteki partiler de soruna ilgisiz kalmamalı.
MİLLİYET - Nail GÜRELİ