Tek Mesaj Görüntüle
Eski 06-02-2001, 19:06   #9
zAnAtA
Forum Üyesi
 
Kayıt Tarihi: 09-01-2001
Mesaj: 9
zAnAtA is on a distinguished road
Efendim şimdi çok hassas bir konuya değinmişsiniz.

Şehir öyle bir olmalıki insan her an oturduğu yerde, yürüdüğü an da, okulda, ibadet sıradsında yani şehrin tüm mekanlarında içinden şöyle bir geçirmeli:

İyi ki bu şehirde yaşamaktayım.

Demeliki

Beni öldürseler başka bir şehirde yaşayamam

Şimdi İstanbul öyle bir hale geldiki diyoruz ki

Beni öldürseler bu şehirde yaşayamam

Şehir estetik olacak ki şehirde yaşamak isteyelim
Şehir estetiğide öyle camla çelikle betonla olmaz

Şehrin içinde doğada olacak ki yaşanılsın

Cafelere gidince dışarda asmanın yarattığı gölgenin altına oturup bir çay içerken karşı kaldırımdaki ahşap evin penceresine bakarken şehrimizle guru duymalıyız ama bunlar sadece cam ve betonla olmaz

Yeni nesil mimarlarda bu tarz yaklaşımlara rastlamak mümkün oluyor tabi
zAnAtA offline   Alıntı Yaparak Yanıtla