Tek Mesaj Görüntüle
Eski 20-09-2004, 09:32   #9
sept
Arkitera Üyesi
 
İzmir
Mimar
Kayıt Tarihi: 14-06-2001
Mesaj: 52
sept is on a distinguished road
Sadece binayı oluşturan taşı, ahşabı... koruyarak "binayı" koruyabilir misiniz?
Bir ev, taşı, ahşabı... korunup,"cilalanıp" bir cafeye dönüştürüldüğünde hala ev midir?
Acaba taşı, ahşabı... korumak uğruna evi kaybetmiyor muyuz?
Ev olmadan taşın, ahşabın bir anlamı var mıdır?
Restorasyon sadece taşlar ve ahşaplarla mı ilgilenir, içindekini göremez mi?

Bu soruların yanıtı evetse o zaman günümüz teknolojisiyle tarihi evlerdeki tüm malzemeleri "klonlayıp" her köşeye bir tarihi ev yapabiliriz. Restorasyon çılgınlığı sayesinde ortalık taş ustası da kaynıyor zaten...

Bir diğer saplantı da "eğer işlevini değiştirip güncel bir işlev vermezsek yok olup gidecek."
O zaman bırakın yok olup gitsin. Zamanı durdurmaya çalışmayın. Hiç bir doktor ölümsüzlüğü aramaz. Sadece hastalıkları tedavi eder. Çünkü ölümsüzlük doğada yoktur. Belki evin istediği de yok olup gitmektir zaten. Kimse ya da hiçbir şey sonsuza kadar varolmayı istemez.
Bunu şuna benzetiyorum: Çok sevdiğimiz bir insan ölüyor ama biz onu hala yaşıyormuş gibi salondaki koltuğa oturtup makyajlıyoruz.
Doğru olan onunla ilgili anılarımızı ve ondan öğrendiklerimizi kaydedip (belki zihnimize, belki kağıda) onu gömmektir.
Doğa bunu ister.

Tabii ki tüm tarihi yapılar için böyle düşünmüyorum. Özellikle bilimsel belge niteliği olanlar ne pahasına olursa olsun korunmalı.

En son sept tarafından düzenlendi : 20-09-2004 09:45
sept offline   Alıntı Yaparak Yanıtla