Tek Mesaj Görüntüle
Eski 10-09-2004, 20:39   #3
archeon
Arkitera Üyesi
 
archeon'in Avatar'ı
 
Kayıt Tarihi: 27-10-2001
Mesaj: 1.247
Exclamation Gerçek


KROM (+6), uçucu kül, tehlikeli atık. Sanayide kullanılan bir maddenin atığı.

Suda eriyor. Aynı zamanda havada buharlaşıp, daha sonra yağmur olarak düşüyor. Denizde, havada ve içme sularında zehir saçıyor.

Başka ülkelerde, bu zehiri toprağa gömüyorlar. Bizde, dört yıldır bir gemide duruyor!.. Gemi batınca, zehir denize ve havaya karışıyor.

Karışınca ne oluyor?.. Suda eriyen atık, deniz dibindeki planktonlarca emiliyor. O planktonlar balıkların gıdası. Balıklar insanların gıdası.

İLK ETKİ 20 YIL

Planktondan balığa, balıktan insana geçen zehirli atık, karaciğer ve böbrekte yerleşiyor. Kansere yol açıyor. Ayrıca, atığın eridiği yerde denize girenlerde cilt kanseri görülüyor.

İlk etkisi, 15-20 yıl sürüyor. İzlerin tamamen ortadan kalkması, seksen yıla uzanıyor.

26 Nisan 1986, Rusya’da nükleer santral, Çernobil felaketi. Etkisi, 18 yıl sonra, Rusya’da ve bizim Karadeniz kıyılarında hala sürüyor.

6 Eylül 2004, İskenderun’da MV Ulla gemisinin batarak, taşıdığı krom (+6)’nın denize karışması. Bu, bizim Çernobil felaketimiz!..

Batan gemi 25 Şubat 2002’den bu yana İskenderun’da. Tam 4.5 yıldır!..

İNSAN, balıklar, deniz, çevre... Bu yaşamsal boyut.

İkincisi, maddi kayıp. Dün İskenderun Belediye Başkanı Mete Aksan(ANAP) ile konuşurken, Başkan feryat figan:

‘İskenderun’da denizi temizlemek için 17 milyon dolar harcadık. Atık su projesi ve kanalizasyon projesi ile birlikte, 60 milyon dolarlık projenin bir parçası olarak. Denizi temizledik. Denizi temiz tutmak için, her ay yüz milyar lira harcıyoruz. Paralar boşa gitti!..’

Yalçın Doğan - HÜRRİYET
__________________
BP
archeon offline   Alıntı Yaparak Yanıtla