Alıntı:
|
17 Ağustos depreminden sonra İstanbul'a ilk gittiğimde gördüğüm manzara karşısında çok şaşırdım. Sanki bütün binaları depremde aldıkları yaraları saklamak için alüminyum ve cam cephe ile kaplıyorlar veya kaplamışlar diye düşündüm
|
Deprem sırasında askerdeydim, 6-7 ay sonra döndüm İstanbul'a ve hiç dikkatimi çekmedi böyle bir şey! Belki dikkatsizdim, bilmiyorum..
Bildiğim depremden öncede bu giydirme cephe furyasının var olduğu idi. Giydirme cepheyi depreme, deprem nedeniyle oluşan hasarları gizleme amacına bağlamak doğru mu acaba?
Aslına bu tüm diğer konularla ilgili bir şey. Biz lüks(!) görünmeyi çok seviyoruz!!!
Cep telefonuna en çabuk ayak uyduran, sadece ona mı? evde doğru düzgün mutfak banyo yok iken TV alan, gecekondu da çamaşır ve bulaşık makinasına sahip olan kim di?
Şu an da İstanbul'da de yolların ve çevrenin durumunu saymazsak şöyle bir trafiğe bakınca kendi mi çok zengin bir ülkede diye düşünebiliyorum. Her ülke yapımı ve en son model otomobiller.
Bu kültürün bizim meslek alanımıza yansımış şekillerinden birisi de giydirme cepheler.