Selam, Forum’a yeni üye oldum.
Galata Kentsel Dönüşümü olarak adlandırılan projenin müelliflerinden biri olarak konu hakkında daha önce gönderilmiş mesajlara dayanarak bazı açıklamalar yapmak yararlı olacak diye düşünüyorum.
- Projenin tam adı ‘Space Syntax Modelinin Kentsel Dönüşüm Projelerinde Kullanılması; Galata Kulesi Çevresi ve Hendek Caddesi’nin Yeniden Geliştirilmesi, Yeni Bir İşlev Yüklenerek Şehirsel Yaşama Kazandırılması: Pilot Çalışma’dır.
- Projenin temel amacı adından da anlaşılacağı üzere kentsel tasarım projelerinde Space Syntax Yöntemi’nin nasıl kullanılacağının uygulamalı olarak tanıtılmasıdır (Yöntem detayları için Bkz.
www.spacesyntax.com). Yöntem günümüzde R.Foster, T.Farrell gibi mimar ve tasarımcılar tarafından yapı-sokak ilişkisini kurgulamak ve özellikle tarihsel şehir dokusu içinde düşünülen tasarım ve alternatiflerinin nasıl çalışacağının önceden test edilmesinde kullanılmaktadır (Ör. Millenium Bridge, Trafalgar Square).
- Yöntemde yaya hareketliliği esastır. Bir anlamda “nerede hareket orada bereket” deyimi bilimsel çerçeveye oturtulmaktadır. Analiz aşamasında geleneksel analizlerin yanında yapılan yaya sayımlarıyla Karaköy Meydanı çevresinde ~25.000, İstiklal Caddesi Galatasaray’da 50.000, Tünel’e yakın kesimlerde 40-45.000, Şişhane Meydanı civarında 12-15.000 kişi/saat’lik yaya hareketliliği tespit edilmiştir. Bu değerler Galata Bölgesi içinde Yüksek Kaldırım – Galip Dede aksında 10.000’e, diğer alanlarda ise 2 – 5.000 kişi/saat’e kadar düşmektedir. Proje ile fonksiyon değişikliği ve şehirsel tasarım’a bağlı olarak Galata Meydanı ve B.Hendek Caddesi’nde 20.000 kişi/saat’lik bir yaya hareketliliğine ulaşılması hedeflenmiştir.
Proje ile ilgili diğer detayları bu aşamada tartışmanın ileriki saflarına bırakarak yapılan kritiklere değinmek istiyorum.
- Resimler: Çeşitli basın organlarına yansıyan cephe görüntüleri, birinci safhada projeyi yöneticilere tanıtmak amacıyla hazırlanmış, mevcut durumu yansıtan görüntülerdir. Cephe önerileri üçüncü ve son safhada yapılmış ve henüz hiçbir basın organına yansımamıştır.
- Turist: İstanbul’a 2020 yılında 10 milyon turist gelmesi amaçlanmakta, “Dünya Şehri”, “Kültür Başkenti” gibi sıfatlar kazandırılmaya çalışılmaktadır. Dünyadaki örnekleri, bu sıfatları kazanmış şehirlerde bunu destekleyen donatı, faaliyet ve hizmetlerin, şehir merkezlerinde ve özellikle tarihsel çekirdek içinde ve yakın çevresinde bulunduğunu göstermektedir. İstanbul için bu hedeflerin tutturulmasında yükü, Tarihi Yarımada ve Galata-Pera bölgelerinin çekeceğini söylemek kehanet sayılamaz. Bu yönde yapılan/yapılacak hazırlıkların sadece turiste yönelik olduğu da kanımca doğru bir teşhis değildir. Amaç ister turist, ister o şehrin sakinleri olsun insanların yaşam kalitesini arttırmaktır.
- Gentrification; kentin yaşam dinamikleri içinde kendi kendine gerçekleşen bir süreçtir. Bir zamanlar şehir dışına kaçmak modaydı, şimdi şehir içinde yaşamak. Tarihsel doku ve yapı stoğunu halen içinde yaşayanlar – kullanıcılar koruyamıyorsa, yerlerine koruyanların gelmesinin ne gibi bir sakıncası olabilir?
- Aydınlatma Malzemeleri: Hatırlarsanız 10 yıl kadar önce aydınlatma malzemeleri satıcıları sadece Şişhane Meydanı civarındaydı. Günümüzde ise depolarıyla, imalathaneleriyle neredeyse Perşembe Pazarı’ndaki hırdavatçılar kadar yer kaplıyorlar Galata Bölgesi’nde, çünkü bölgeyi “lonca” benzeri bir düşünceyle “pazarlama alanı” olarak görüyorlar. Showroom amaçlı kullanımı kısıtlama gibi bir düşüncemiz olmadı. Ancak depo, imalathane gibi kullanımların da bu dokuya uygun olduğunu herhalde kimse iddia edemez. “Haydi gidin” demek elbette mümkün değil ama proje ile bu tür fonksiyon kullanımlarını zorlaştıracak bazı tasarım kararları ve işletim modelleri önerdik. Kaldı ki yaptığımız soruşturmalar, özellikle mal akımlarındaki zorluklar nedeniyle, bu faaliyeti gösterenlerin de bölgede olmaktan çok memnun olmadıklarını gösterdi.
- İTÜ’nün Rolü ve Katılım: Şehir planlama ve şehirsel tasarım “u z m a n l ı k” konusudur. Nasıl herhangi bir hastalık karşısında izleyeceği tedavi yöntemi için bir doktora ya da, bozulan televizyon için tamircinin işine karışılmıyorsa şehircilikle ilgili konular için de plancının (ister İTÜ’lü ister başka bir üniversiteli olsun) işine karışılmamalıdır. Türkiye’de planlama konularına halkın katılımı fanteziden başka bir şey değildir. Katılım için bu konularda evrensel değerlere sahip olmak gerekir. Galata gibi bir bölgede yaşayan halka “burada ne yapmak gerekir”, “ne istiyorsunuz” diye bir soru sorduğunuzda alacağınız yanıtları düşünürseniz neden her konuyu halka sormamak gerektiği ortaya çıkar. Şeffaflık ve bilgilendirme konusundaki düşüncelere ise tamamen katılıyorum. Projenin son safhasında tanıtım için Büyükşehir Belediyesi’ne oldukça detaylı bir web sayfası hazırladık, sanırım yakında sayfalarına koyarlar.
- Projenin Kapsamı: Proje başlangıçta Galata Kulesi çevresi ve B.Hendek Caddesi olarak ortaya konulmuştu. Ancak kullanılan yöntem gereği Taksim, Tarlabaşı Bulvarı, Tophane ve Eminönü bölgesini de içinde alacak şekilde çalışmalar yapıldı. Sadece Galata Bölgesi için ise tasarım kararları geliştirildi. Tartışmanın gidişine göre bu tasarım kararlarına da ilerde değinilebilir.