|
15 mayıs akşamı saat 22:30 civarı TRT2 de bir program vardı dil konusuyla ilgili. orada söylendiğine göre türkçe sadece yetmişbeşbin civarında kelimeden ibaretmiş!!!
dendi ki, bir dilin gelişmesi için soyut kavramlar gelişmeliymiş, soyut kavramlar felsefeyi geliştirir, felsefe düşünceyi ve düşünceler de yeni kelimeleri üretirmiş.
bu tesbit bana, uğur tanyeli'nin dili konusundaki tartışmaların kaynağının kişinin kendisinden değil, felsefe alanındaki gerikalmışlığımızdan kaynaklandığını düşündürdü.
dil apayrı bir bilim dalı. adamın niyeti mimarlıkla uğraşmak. elinde yeterince kelime yok diye yazmasın mı ya da yazı yazmak için başka bir alanda yıllar alacak bir uzmanlaşma ve geliştirme çalışmasına girip düşüncesini ifade edebilecek kelimeleri mi bulması gerekir.
amaç üzüm yemek mi, bağcıyı dövmek mi?
|