Tek Mesaj Görüntüle
Eski 01-07-2008, 09:37   #11
0033
Arkitera Üyesi
 
0033'in Avatar'ı
 
Kayıt Tarihi: 27-03-2005
Mesaj: 43
Yani belki de tam ifade edememiş olabilirim fikrimi: Şöyle ki: Kömürün etkisinden kaçmak ister gibi bir havaları var elbette ama kaçmak istedikleri şey -bence- kömürün yarattığı kirlilik, kömürün iş sahası yaratacağını umarken tam aksi olması, şu ana kadar 4500 civarında ölüme neden olması, "çirkin binalar" yapılmasına neden olması; gibi geliyor bana. Yani aslında Zonguldaklının sorunu kömürle değil; onun ele alınış, algılanış veya algılanamayış biçimiyle. Eğer gerçekten başka biçimlerde ve başka formatlarda -mesela şiirlerine Zonguldak'ın kömürünü konu edinen şairler var- ele alınsaydı böyle olmazdı. Hatta bilakis gururlu olurdu Zonguldaklı cumhuriyetin ilk yıllarındaki yoklukta millet için çok önemli olan enerji üretiminde baş rolü oynadığı için.

Vaktinde cumhuriyet yıllarında işçilere okuma-yazma kitabı dağıtılırmış mesela, taratılmış görüntüleri verildi şartnameyle birlikte bize. Ayrıca Seyfi Arkan'ın işçi mahallesi tasarımlarını da biliyoruz; içinde tenis kortu dahi barındıran. Yani bir zamanlar bu insanlarla ilgilenilmiş, bu insanlar önemsenmiş; kömür ürettikleri için. Ama şimdi, yok öyle bi'şey..

Yer görme gezisi, inanılmazdı mesela. Tek kuruş harcamadan İstanbul'a döndük. Yerel yönetimler, mühendisler bize iki gün boyunca inanılmaz baktılar. Gözlerinde gördüğüm, sözlerinde duyduğum; önemsenmiyor olmanın çekinikliğinin yanında ona karşı çıkma, mücadele etme dürtüsüydü. Yani "üniversiteli gençler geldi, bizim şehrimiz için kafa yoracaklar; bak devlet ve milletinse çoğu unuttu ama onlar 2 günlük tatillerini bize ayırdılar; üstelik bir de okul vakti burası için proje yapacaklar" düşüncesi vardı her birinin zihninde, bu ayan beyan okunuyordu. Yoksa o kadar öğrencinin yolculuk, yeme-içme (buna her türlü içme dahil), konaklama masraflarını karşılamazlardı. Her birimize ayrı ayrı küçük bir madenci heykeli biçiminde Zonguldak hatırası vermezlerdi.

Kusura bakmayın, biraz dramatize ettim gibi oldu ama ben açıkçası gördüğümüz itibar karşısında ne yapacağımı bilemedim. En fazla teşekkür edebildim, burdan da tekrar tekrar ederim.

Şunu da söylemeden edemeyeceğim ki, 60 70 kişiye gösterilen o kadar itibara karşılık 13 tanecik lisans projesinin üretildiğini görmek çok ama çok üzücü oldu.

Başka şeylerden de çok bahsettim bu mesaj aracılığıyla ama özetle; sanırım "kömürle bütünleşmek" öbeği hatalı bir seçim olmuş. Aslında "kömürle barışmak" olsa sanırım daha iyi anlatabilirmiş düşündüklerimi. Bir de -yine ifade edememiş olabilirim ki- tasarımdaki temel amaçlardan biri; yer altındaki çok programlı (yani kömürle ilgili neredeyse her safhayı anlatan) müzeyle şehre turist çekimini sağlayıp, yer üstündeki parkta "takılacak" olan yerel halkı, turistlerle "üstüste düşürmek"ti. Tabi ki bunu deneyimleyecek olan turistlerden ve halktan umduğumsa birbirlerinin "üzerlerine düşünmeleri"ydi.
Eklenmiş İmajlar
kent-dusleri-3-zonguldak-merkez-lavuar-alani-degerlendirme-projesi-183a-jpg  kent-dusleri-3-zonguldak-merkez-lavuar-alani-degerlendirme-projesi-183b-jpg  kent-dusleri-3-zonguldak-merkez-lavuar-alani-degerlendirme-projesi-183c-jpg  kent-dusleri-3-zonguldak-merkez-lavuar-alani-degerlendirme-projesi-183d-jpg  

kent-dusleri-3-zonguldak-merkez-lavuar-alani-degerlendirme-projesi-183e-jpg  
__________________
Halidun Şenkal
0033 offline   Alıntı Yaparak Yanıtla