Alıntı:
Orijinal metin t2000 tarafından gönderilmiş
Elbet tasarımcının olgunlaşma süreci olacaktır ama ben bunu usta tasarımcı ile çok farklı algılıyorum kaldı ki usta tasarımcı gibi bir yakıştırmayı doğru bulmuyorum.
|
Mimari tasarımın , moda tasarımı, endüstriyel tasarım, grafik tasarımın dışında 'ustalaşma' gerektirdiği gerçeği kabul edilemiyor... Tüketmeye ve hızla birşeyleri yapmaya alıştırılan bir kuşak elbette bunu kolay kabul edemez. Yukarıda saydığım disiplinlerdeki tasarım yaklaşımlarına yakın yöntemlerle tasarlanmaya çalışılan projeler de zaman zaman açılımlara yön verebiliyor 'ama' proje kalitesi, mekan kalitesi , yani mimari kalite düşüyor aslında. Bilgisayar ekranındaki gerçekçi görsellerin hayata aynen aktarılması arzusu, insanın unutulduğu , mekandan ve zamandan koparıldığı tasarımların etrafımızı şekillendirmeye başlamasına neden oluyor.
Ben hem plastik açıdan , hem strüktür açısından hem de mekan kalitesi açısından bütünlüğü olan kaliteli binalar yapabilmek için uzun bir 'ustalaşma' süreci geçmesi gerçeğini kabul etmeliyiz diyorum.
Fakat piyasa koşulları bunu yapmayı imkansız hale getiriyorsa ( tıpkı sanatın diğer alanlarındaki gibi)
O zaman zincir biryerden kırılıyor ve geridönüşü olmayan kaotik bir süreç başlıyor. Sürekli gündeme getirdiğimiz 'etik' hiçe sayılmaya başlanıyor.
Bu proje'nin de 'etik' konusuna çok dikkat etmediğini düşünüyorum. Yoruma açılan vaziyet planı bana bunu düşündürdü. Salt 'estetik' kaygılarımıza hitap etmeye çalışan bir obje niteliğinin dışına çıkmadı. Bu durumda 'etik' konularını temel alarak bir eleştiri yapmak anlamsızlaşıyor. Estetik yorumlarını ise herkes kendince yapabilir zaten. Birisi 'peynir' der , diğeri Kapadokya dokusu... Bunun sonu biryere varmaz...