Tek Mesaj Görüntüle
Eski 28-05-2008, 10:01   #511
yilmaz
Arkitera Üyesi
 
Kayıt Tarihi: 19-07-2002
Mesaj: 68
yilmaz is on a distinguished road
Öncelikle star mimar kelimesini yanlış bulduğumu söylemek isterim.

Çünkü ortada bir konulan durum yok bir çalışma vardır. Star diye adlandırılan meslektaşlarımız, istisnalar dışında –ki sayıları fazla değil- çoğu kez kendi çabalarıyla mimarlık alanında varlık göstermeye çalışmış ve bu alanda da başarılı olmuş kişiler.

Yani projelerine baktığıımız zaman iki dakikada eskinin çekmece yeninin copy/paste/strech komutları yöntemi ile yapılmadığı anlaşılan projeler. Arkalarında ciddi çalışmalar araştırmalar var ve bunlarda mesleğimizi onurlandırıyor. Dolaysıyla da mesleğin büyük çoğunluğunun tasarımdan ziyade yukarıda özetlediğim metotlarla projeler yaptığı ve çoğu kez de kentin canına okuduğu bir ortamda farklı bir varlık göstermeye çalışıyorlar.

Ünlü boyalı kuşun hikayesini bilirsiniz romanda yazar farklı olana saldırılmasının hikayesini anlatır. Sırf farklı bir renge boyandı diye linç edilen kuşları anlatır. Sizin yazınızda da o farklı olanı linç etme var. Faşizm’in temelinde de tüm diktatörlere boyun eğmede de…

Bir proje yapmanın çeşitli yolları vardır ama böyle zorlu bir yola saparsanız emin olun yanınızda çalışandan çok daha fazla siz ağlarsınız ve ağlamanızı da gösteremezsiniz. Proje eğer iddia taşıyorsa, ülkemizde normal koşullarda çok zor para kazanır. Çünkü onun süresi, emeği, maliyeti çekmece/strech projeleri ile karşılaştırılamayacak boyutlardadır.

Sonucu da kesin olmadığı gibi belediyeler de yüksek ücretler ödemezler. Yüksek ücret görülen durumlarda da ülkemizde başka hesaplar vardır. Sonuçta bu alanda çok deneyimli bir meslektaşımızın deyimi ile çok az örnek dışında proje işi Türkiye’de sıkca maliyetine çokca da zararına yapılan bir iştir.

Eğer iştahınız hala daha kabarıyorsa bu projelerden birisinin ücretini ve karşılığında yapılan masrafı (emeği bile demiyorum) öğrenin, iştahınız kaybolacaktır. Şimdiye kadar hep öyle oldu.

Yanlarında çalışan mimarların önleri diğerlerine göre daha açıktır, eğer buna inanmıyorsanız son yıllarda yapılan yarışmalarda alınan sonuçlara bakın, çoğunda bir “star” mimarın yanında önceden/şimdi çalışanını görürsünüz.

Çünkü mimarlık sevgisi bulaşıcıdır. Her sevgi gibi de ağır bedelleri vardır, bunların içinde gözyaşları vardır, acılar vardır. Sevgi acımazsızdır. Önce kendinize sonra da yaptığınız için yani sevdiğiniz için onunla ilgili herkese karşı.

Ustalar çıraklar bu terimlerin artık kullanılmadığını düşünüyordum. Ama kullanmışsınız o zaman cevap vereyim. Son derece özürlü bir eğimden gelen binlerce meslektaşımız var. –ki diplomalarının geçerliliği bile uluslar arası düzeyde sorunlu- Ama yine de ustalaşıyorlar ve ustalarını geçiyorlar. Bunu görmemek mümkün değil. Ancak süreç beklenen kadar ne kolay ne çabuk. Eğer bir ayda edinilecek tecrübe varsa söyleyin otuz yıl sonra bile onu almak için bir ayımı vermeye razıyım.

Eğer mimarlar odasında bir şey üretmek diye o abuk “MSG” programını söylüyorsanız üretmemiş olmaları çok daha iyi.

Ayrıca sandığınızın aksine star diye bilinen mimarlar bu gün mimarlar odasının ana çalışma akslarını oluşturan kazanımları sağladılar –mimarlar odasında oldukları sürece- Size bir örnek muhtemelen Ulusal Mimarlık Ödüllerinin sizin o demir atmış tayfanın işi olduğunu zannediyorsunuzdur. Hayir bu ödüller odaya ve mesleğimize Hasan Özbayların grubunun yönetimde olduğu dönemde kazandırıldı. Bu örnekleri çoğaltabilirim ve sonuçta da “odayı bugünkü haline star mimarlar getirdi” gibi bir sonuca bile ulaşabiliriz. Her ne kadar bu saptama genel kanıya bir tokat olsa da…

Gazetelere verilen reklamların paraları çok zor şartlarda toplandı. Ve emin olun bu sadece mimarlığa olan sevginin küçük bir bedeli… bundan çok daha fazlası her gün bürolarda ödeniyor.

MİM Grubu çabalamıyor, sadece sizi kurtarmaya çalışıyor. Herşeyi gizli saklı yürüten, baskıcı, mesleğimize ve yaratıcılığa karşı terör uygulayan bir yapıya karşı toplumsal muhalefet çizgisi oluşturuyor. Baskı olduğu sürece yada varlık nedeni olduğu sürece MİM grubu da yada başka gruplar da olacaktır.

Rant hesabı diyorsunuz bu muhalefet çizgisinde yer alan arkadaşlarımızın hiçbirisinin böyle bir şeye ihtiyacı yok ki. Onlar zaten sizin deyiminizle “star”. Sermaye filan koyan da yok. Konuya bu açıdan bakan da. Siz cahilliğinizi ortaya dökmüşsünüz...

Sadece daha demokratik, daha katılımcı, daha geniş kesimleri temsil eden ve mimarlığı savunabilen bir yönetim kurabilmek amaç, yoksa sizin şimdi yaptığınız gibi “tekkeyi ve tekkedekileri mimarlığı yok etmek pahasına savunmak değil.” -hemde geçen seçimlerde olduğu gibi tekkenin parasıyla ve personeliyle- (Bu tekke kelimesi de nefret ettiğim bir kelimedir. Bir yapıyı değil o yapının içinde oluşan klikleri anlatır.)

Özellikle de yapılan işlere bakınca tek bir şey söyleyebiliyorum: MİMARLIĞIN ÖNÜNÜ AÇIN.
__________________
galatalıyım
yilmaz offline   Alıntı Yaparak Yanıtla