Tek Mesaj Görüntüle
Eski 26-05-2008, 18:18   #112
RedRapsody
Arkitera Üyesi
 
RedRapsody'in Avatar'ı
 
İstanbul
Mimar
Kayıt Tarihi: 19-07-2006
Mesaj: 683
İçi boşalmış bir kültür ve ortada kalmış bir 'mimarlık'.
Öncelikle Cumhuriyet'in kazanımlarını beynimize kazımak için Osmanlı ve öncesinden gelen birikime yabancılaşma...

Sonrasında devrimin gerektirdiği 'modern' çıkışı yakalayamamak. Sonuç ' Avrupa görün de birşeyler yapın' diye mimarları fırçalama cüretini gösterecek belediye başkanlarının elindeki kentlerimiz... Herkes kendince haklı. Ama aynı bulanık sularda yüzüyoruz.

Böyle bir ortamda mimarlığın bağlamsal gücünü yitirmesi ve 'uygulama' ekseninde ilerleyen bir mimarlık tanımlamasıyla 'mimar' kendini savunuyor. Özellikle uygulama konusunu gözünde büyüten ' bina yapma' gücünün verdiği hazla ve şehvetle , çizdiğinin yapılabilirliğini gördükçe , tasarım bir kenara itilip ' uygulayabildiğini çizen' mimarların esiri oluyor mimarlık. Ustalaşma hiçe sayılıyor. Üstelik bu 'ham' projeler yarıştırılma kaygısı güdülmesine gerek duyulmayacak şekilde el üstünde tutulabiliyor.

Bu durumda Avrupa görüp ne yapacağım. Söyleyim: Çalıp kendi kentime yapıştıracağım. Çünkü bahsettiğiniz mimari koşullar bunu gerektirir. Belediye başkanının renderları beğenmesi ve yapının yapılabilir olması herşey için yeterlidir.

Siz çıkıp bu koşullarda genç mimarlara ' yarışın' 'gelişin' 'gezin' 'yorumlayın' diye telkinlerde bulunacaksınız... Ne gerek var ki? Yarışma açılmadan Avrupa görmüş belediye başkanlarının 'estetik' zevklerine dayalı projeler rahatça hayata geçirilebiliyorken... Ben neden gezeyim, neden yorumlayım, neden yarışayım?

Elbette çok gezmek, görmek gerek... Ama neyi, neden, kimin için?
__________________
R&R
RedRapsody offline   Alıntı Yaparak Yanıtla