|
Selamlar..Bu projeyi görünce yazmadan edemedim.Eleştri mimarlığın doğasında vardır.Kimse darılmasın gücenmesin.Son zamanlarda gördüğüm en tutarsız yapılardan birisi...
Şöyle bir açıklama var;"Kapadokya’nın gizemli topoğrafyasında tasarlanan yapının konsept çıkış noktasını, yine bu topoğrafyanın en belirgin özelliklerinden olan doğal taş doku, girinti, doğal doluluk-boşluklar, amorf formlar ve sığınma dürtüsü oluşturmaktadır."
Öncelikle amorf formlar: madem böyle bir konsept var neden bir dikdörtgenin deformasyonu yoluyla böyle bir sonuca varmayı seçmişler anlayamadım.Dİkdörtgeni koy oraya.İçinde eliptik mekansal deformasyonlarla amorf form oluştur(!).Bu da yetmesin cephede garip (saçma diyemiycem ayıp olur) yırtıklarla doluluk-boşluklar tasarla. Bu da o doğal yapıdan öykünme olsun.Bırakın ne olur böyle şeyleri.Lütfen...
Sığınma dürtüsü demişsiniz.Tamam haklısınız kapadokya'da böyle bir durum var.Ama bunun burda ne işi var? Nereye sığınıyoruz?Bir terminale.Yani kentsel bir ara mekana.Neden bir ara mekana sığınalım ki?Ayrıca benim öngörüm şudur.Bekleyen yolcu ilen giden peronunun görsel olarak kuvvetli ilişki kurması lazım(bknz: Ankara AŞTİ, Bursa Terminali).Bu şekilde "sığınıyoruz" lafının arkasına sığınıp yüzeyi sağırlaştırmak bana mantıklı gelmedi.
Şunu da eklemek istiyorum ki yapıyı ilk gördüğümde ne alaka dedim? Neden böyle bir yapı yapılmış.Hiç aklıma Kapadokya falan gelmedi.Dikdörtgenin deformasyonu fayda vermemiş.Konseptten kopmuşsunuz.Hoş böyle bir konsepte gerek var mıdır?Öncelikle görsellik mi gelir yoksa bu denli önemli bir mekanda işlev daha mı ön planda olmalıdır? Gibi sorularla tasarımda en başa dönülerek sağlaması yapılabilir.
Sonuç olarak yapanların emeğine sağlık diyelim.Muhakkak iyi niyetlerle tasarlanmıştır.Aksi düşünülemez.
Saygılarımla...
__________________
mimarlık olmuş yaşamım...
|