Tek Mesaj Görüntüle
Eski 08-05-2008, 20:18   #21
RedRapsody
Arkitera Üyesi
 
RedRapsody'in Avatar'ı
 
Kayıt Tarihi: 19-07-2006
Mesaj: 520
Avrupa takıntısının bizim en büyük handikapımız olduğunu düşünüyorum. Bizim 'Türk Kenti' diye bir tiplojimiz var(dı). Daha organik ve İslam Kültüründen beslenen, faklı kültürlerle zenginleşen.
Sade, insancıl, özgün ... Avrupa'nın modernizmde çıkış yolları bulduğu pek çok felsefe zaten İslam kentinde, Türk kentinde varolan şeylerdi. Biz toplumsal değişim sürecinde bunları yorumlamak yerine, büsbütün yabancılaştık.
unuttuk, işin kötüsü neyi unuttuğumuzun farkında bile değiliz. Şimdiki şuursuz halimize geldik. Postmodern kubbeli,kemerli,taç kapılı yapılarla bunu geri kazanacağımızı sandık.

Önemli şehirlerde raylı sistem genellikle metro şeklinde çözülmüş. Kayseri gibi düz bir şehirde ben metro beklerdim.
Benim için Avrupada nasıl olduğu fln önemli değil. Ben artık Sivas caddesinde yürümekten zevk almıyorum. Gürültülü bir çevreyolu olmuş sivas caddesi.
Ben düz bir mantıkla raylı sistemin şimdiki çevre yolundan, mimsin-inönü parkı-hastane-terminal-belsin-organize şeklinde bir hat hayal etmiştim. Bence sorun planlamacıların işe hava fotoğraflarından bakmasından kaynaklanıyor, kentsel kararlarda mimari ölçeği önemsenmeyince bu tür problemler yaşanması çok doğal.
Ankara raylı sistemi incelense Avrupaya bakmaya gerek kalmazdı bana kalırsa. Artık yapılacak birşey yok. Ben raylı sistemin yarattığı kentsel bariyeri kırmaya yönelik eskizler, çizimler karalıyorum şu sıralar. Kayseri'ye döndüğümde bunları samimiyetle sunmayı istiyorum.
Kayseri ile ilgili öneri verme alışkanlığı edinmeliyiz belediyeye karşı.
Fakat belediye de önerilen projelere değer vermeli. Mimarları zorlamalı, yormalı...
Mimarları bir araya getirip tartıştırmalı.
Haklarını da vermeli. Ciddi bir yapıcı eleştiri ortamı oluşursa bence iyi niyetle iş yapma düşüncesindeki herkes kazanır.

Bazan dinamikleri harekete geçirmek için kışkırtıcı yazılar yazmak gerekiyor. Ama bunun kişisel ihtiraslarla değil, samimi düşüncelerle yazıldığı zamanla anlaşılır diye düşünüyorum. Toplumsal olarak öncelikle buna ihtiyacımız var. Kayseri bunu yapabilir, yapabilirse muhteşem olur.

O zaman Kayseri'de kimse imar yönetmeliğini delmeye cesaret edemez, proje yaparken titiz çalışması gerektiğini bilir, projeyi sahiplenir. Kayseri kazanır, düzgün iş yapanlar kazanır. Kayseri'de bunu yapan hiçkimsenin yazdıklarımdan alınmaması gerek. Gerçekten mimarlığı öğrenmek ve arkasında iyi birşeyler bırakmak isteyenler biraz sabırla mücadele etmeli, biraraya gelmeli. Kaliteli iyi mimarların yanında yetişmeli, yanlarında çalıştıkları mimarları zorlamalı. Tek başlarına değil, 4-5 kişi birleşip ofis açmalı, ofis açacaklarsa da. Yoksa dekorasyon işleriyle yetinmek zorunda kalırız. Kente mimarların etkisi diye birşey olmaz. Kendimizi geliştemeyiz biz de, gelişemeyiz.
Türkiye'de pek çok yerde bu mümkün değil ama Kayseri'nin şansı var. Ama kenti yönetenlerin bu ortamın oluşmasında başı çekmeleri gerekiyor. Düzeyli bir tartışma zemininde , herşey didik didik konuşulabilirse aklıselim insanlar , iyi niyetli olanlar kazançlı çıkar diye düşünüyorum.
__________________
R&R

En son RedRapsody tarafından düzenlendi : 08-05-2008 20:29.
RedRapsody offline   Alıntı Yaparak Yanıtla