|
Kayseri mimarlık ortamı hakkındaki bilgim yok denecek kadar az, dolayısıyla bahsi geçen kişiler veya aldıkları projeler ile ilgili yorum yapamayacağım.
Fakat nerdeyse her yarışma sonrasında süreci, jüriyi, kararları baştan aşağı kötülemek, "tü kaka" demek alışkanlık haline geldi. Şüphesiz her süreçte aksayan yönler oluyor, bunların eleştirilmesi de gayet doğal ama daha kararlar resmi olarak açıklanmadan, jüri raporu ilan edilmeden, sürecin detayları belli olmadan bu kadar spekülasyon yapmanın, nerdeyse komplo teorileri oluşturmanın kimseye bir gram faydası yok.
Ben de bu yarışmaya katılan ekiplerin birinde görev aldım ve forumda konuşulanlardan anladığım kadarıyla muhtemelen seçilen projeler arasında değiliz (telefonla aranmadığımızı düşünerek söylüyorum..) Fakat bu durum daha süreç sonlanmadan herkese suçlamalar yağdırmak için yeterli veya geçerli bir sebep yaratmıyor. Birkaç gün daha sabretsek de sonuçları resmen görsek, kaybeden ve hatta imkan olursa kazanan projeleri incelesek de ondan sonra yargıya varsak... Nerdeyse tamamı akademisyenlerden oluşan bu jürinin en azından böyle bir sabrı veya saygıyı hakettiğini düşünüyorum.
Ve esas önemli olan -Ömer Bey'in dikkat çektiği- noktayı kaçırdığımızı düşünüyorum. Madem 2 aşamalı yarışmalarla ilgili ortadaki sorunlardan bu derece rahatsız oluyoruz, neden somut olarak bunları tartışmıyoruz? Yarışmayı kimin kazandığı üzerine spekülasyonlar yapacağımıza bunlar üzerine kafa yormuyoruz? Belki Arkitera'nın öncülüğünde düzenlenecek bir toplantıya bile konu olabilir "Türkiye'de Mimari Yarışmaların Artıları ve Eksileri". Kazana ve kaybeden projeleri biran önce görebilmek dileğiyle...
__________________
mert ayaroglu
|