Evet yeni takıntım budur. Hiç karşılaştırlar mı?
Wiki Google ne varsa araştırmaya değer gibi geliyor.
(Gereksiz bilgi: Leonardo da vinci ile Michelangelo karşılaşmışlardır ve her gördüğünde Da vinci güzelce dalga geçmiştir Mikelanj ile)
Le Corbusier olarak tanınan
Charles-Edouard Jeanneret (d.
6 Ekim 1887 - ö.
27 Ağustos 1965)
İsviçre asıllı
Fransız bir
mimardı.
Modernizm'e ve uluslarası tarz'a yaptığı katkılar ile tanındı. Yaptığı tasarımlarda; kalabalık şehirlerde yaşayan insanlar için daha iyi yaşama koşulları sunan tasarımları önem taşıdı. Kariyeri uzun yıllar sürdü ve
Avrupa'da,
Hindistan'da ve
Rusya'ya başlıca olmak üzere oldukça mühim binalar inşaa etti. Aynı zamanda; şehir planlayıcısı,
ressam,
heykeltraş,
yazar ve modern
mobilya tasarımcısıydı.
Le Corbusier, İsviçre'de
La Chaux-de-Fonds'da doğdu. Babası saat kadranı ustasıydı, annesi ise piyano dersleri veriyordu. Le Corbusier 13 yaşında okulu bırakarak babasının yanında çalışmaya başladı. Aynı zamanda Uygulamalı Sanatlar Okulu'na yazıldı. Orada çizim ve sanat tarihi öğretmeninin etkisiyle mimarlığa ilgi duymaya başladı.
1907-
1911 yılları arasında Orta Avrupa ve Akdeniz ülkelerini gezdi. Beyaz badanalı, dört köşeli, sade
Akdeniz evlerinden çok etkinlendi. Binalarında betonarme kullanan Parisli mimar
Auguste Perret ve ilk sanayi tasarımcılarından biri olan
Peter Behrens'le birlikte çalışma olanağı buldu. Mimarlık anlayışının gelişmesinde her ikisinin de büyük rolü oldu.
1917'de Paris'e yerleşen Le Corbusier, resim çiziyor ve kitap yazıyordu. Ilk önemli kitabı olan
Vers une architecture (Mimarlığa Doğru) 1923'te yayımlandı. Le Corbusier kitabında geleneksel, süslemeci mimarlık anlayışının tersine, yalın ve işlevsel yapıları savunarak, toplu konut anlayışına yeni bir boyut getirdi.
1925'te Paris'teki uluslararası bir dekoratif sanatlar sergisinde Le Corbusier'nin,
yaşayan hücre olarak nitelediği ilk ev modeli yer aldı. Hücre adını verdiği birimler bir araya getirildiğinde bir blok oluşturuyordu. Bu bloklardan biri
Marsilya'da
1946-
1952 yılları arasında yapılan
Unite d'Habitation'dur (Yerleşim Birimi). 1.800 kişiyi barındıracak 18 katlı bu yapının içinde, rafa dizilen şişeler gibi yerleştirilmiş, apartman dairelerinin yanı sıra, anaokulu, tiyatro, alışveriş merkezi, spor salonu gibi ortaklaşa kullanılacak hizmet birimleri bulunuyordu.
İşlevsel ve sade ev eşyası tasarımı yapan Le Corbusier'nin bazı mobilyalarının yapımında çelik borular kullanıldı.
1953'te ilk kez kent planlama ilkelerini yaşama geçirme olanaği buldu. Kent için bir plan çizerek önemli hükümet binalarının tasarımını yaptı. Ayrıca Hindistan'da bazı özgün tasarımlı özel evler de yaptı.
---
Frank Lloyd Wright (d.
8 Haziran 1867,
Wisconsin ö.
9 Nisan 1959 Phoenix Arizona),
ABD'li ünlü bir
mimar.
O ve ailesi
1877 yılına kadar Madison, Wisconsin'da oturdular.
1879'dan
1883'e kadar Madison'daki bir askeri okulda eğitim gördü. Bu eğitimin ardından Wisconsin Üniversitesi'nde bazı teknik resim ve matematik dersleri aldı. Ama
Chicago'da Joseph Lyman Silsbee'nin yanında çalışmak için okuldan ayrıldı. Burda birkaç ay çalıştıktan sonra Louis Sullivan'ın yanında işe başladı.
Wright iç mekan tasarımıyla ilgili yeni bir fikir geliştirdi. Odaları (mekanları) tekil fonksiyonuna (işlevine) göre kutu halinde geri çekti. Böylece bu kutuları gerek üstüste gerekse içiçe geçirerek ortak kullanımlı mekanlar yarattı. Tavan yüksekliğindeki ince oynamaları ve belirlenmiş hacimlerdeki bölcüleriyle, tanımlanmış mekan ve eklenmiş mekan arasındaki zıtlığı yaratmış oldu. Bu deneyimlerden yola çıkarak Wright bu fikirlerini geliştirerek Prairie House projesinde uygulamıştır. Uzun, alçak bina; havada uçan planlar ve yatay vurgu.
Wright olgunlaşan bu konut projeleri temel bir haç (L veya T şeklinde) etrafında konumlanıyordu. Tuğla, ahşap ve sıva gibi basit malzemeler kullanıyordu tasarımlarında.
1914'te Wright karısını ve ev halkından birkaç kişiyi hizmetlilerinden birinin çıkardığı yangında kaybetti. Yangın onun karısı için yaptığı evde oldu (Taliesin house). Bu ev aynı zamanda onun stüdyosuydu. Bu trajedi onun mimarisine de etki etti. Bütünlüğünü koruyan tasarımlar yaptı. 1920'lerde de pek çok proje yaptı ve böylece teorik olarak Wright yeni bir yönle kendisinin en iyi projelerine imza attı.
Haa bu arada hızlandırıcı bir ipucu; (Seyretmemiş olanlar için) The Lake House isimli filme takılmayın, alayı saçma...