|
2008 yılı ulusal mimarlık sergisi bu haftasonu 11. kez açılıyor. ödüller cuma gecesi verilecek ve bu arada büyük ödülü ziya tanalı'nın kazandığı da ilan edildi. çok sevindim, ziya bey bu ödülü hakedenlerden biri bence de. hayatı boyunca "öncelikle ve ısrarla mimar kalarak", ama mesleğin eğitim, düşünce, yayın, yarışma, örgüt yöneticiliği vs... her alanında yıllardır emek verdiğini bildiğimiz çok sevgili ve değerli ağabeyimizi kutluyorum. bu arada mimarlar derneği, jale erzen ve seyfi arkan da bence kendi alanlarında isabetli ödüller.
ancak bu arada bir haber geldi ve kulaklarıma inanamadım... sergiye katılan 70 kadar çalışma, "oda'dan vize almadıkları" gerekçesiyle sergiden ve ödülden ayıklanmışlar!!! bunların arasında ankara havalimanı, santral istanbul, istanbul modern gibi iddialı binalar da var.
çok üzüldüm çünkü bu demektir ki bu sergi artık "ULUSAL MİMARLIK" sergisi değil "MİMARLAR ODASI" sergisi olacak! arada büyük fark var.
Bu, uzun yıllardır (neredeyse sergi projesinin başlangıcından beri) kimilerince gerçekleştirilmek istenen, ama kah raportörlüğü yürüten düzenleme komitesinin, kah jürinin üyeleri marifetiyle, bu döneme dek engellenmiş bir gayretkeşlikti. anlaşılan bu kez ne düzenleme komitesi yeterince uğraşmış, ne de jüri.
yöneticiler, bu koşulu sergi ilanlarında duyurduklarını söylüyorlarmış... 20 yıldır yapılmakta olan, sistemine, sürecine alışılmış ve ilk kez bu denli radikal bir değişikliğin yapıldığı böyle bir uygulamanın, standart duyuru satırlarının arasına sıkıştırılmaktan farklı bir biçimde duyurulması, uyarıların dikkat çekici olması gerekirdi. nitekim onlarca pano kapsam dışı bırakılmış. anlaşılan başından beri bu değişimin pek de dikkat çekmesi istenmemiş.
yaşayanlar bilirler: oda'nın özellikle büyük kentlerde sadece "bazı" belediyelerle imzalamayı başarabildiği mesleki denetim protokolü, bu protokolü saymayan belediyeler ve kamu kurumlarınca dikkate alınmazlar. uzun yılların mücadelesine rağmen bu uygulama, yasal bir zorunluluk haline getirilememiştir. uygulandığı yerler de sorunludur... asgari fiyat uygulanamaz, hileli faturalar kesilir vs... yani mimarlığın uygulanma ortamını veya "sistemi" düzenlemeyi bi türlü beceremeyen mimarlar odası'nın yapabildiği yegane şey, serbest meslek yapmakta olan üyesi üzerinde baskı kurmaktır. bu sergiye getirilen son düzenleme de bu yaklaşımın uzantılarından biridir.
oysa sergi-ödül projesi, ulusal ölçekte "belgelemeyi" ve "niteliği" gözeten, teşvik eden bir projeydi. odaya uzak duran üyeleriyle ilişkilenme, uzlaşma ortamına aracılık ediyordu. gerilimleri azaltmaya yarıyordu. başarıların onurlandırılması, bize "herşeye rağmen" uğraşmakta olduğumuz mesleğimize dair yine de umutlanmayı, mutlu kalmayı vazediyordu.
işte, düzgün işleyen mekanizmalar böyle bozulur ve bir daha da tamiri çok zor olur. bu projeyi devşirenler ciddi hata yaptılar ve bence daha vahimi, yaptıkları işin sonuçlarını değerlendiremiyorlar. çok yazık!!
|