|
Günümüzde mimarların bu misyonu taşımak gibi bir kaygıyı taşıdığını düşünmüyorum.
Toplumsal konular bir yana 'mimarlık' konularında bile liderlik etme gibi bir kaygıyı taşıyan 'lider mimar' sayısı çok az.
Liderlik 'maddi güç' veya POP kültürden kaynaklı 'Batman ve Robin' lerin ötesinde bir çizgide değil. Kimse gerçek liderin peşinden gitmiyor. Çoğunluk bir Fantom,Batman,Superman arayışında.
Sanki o dönemki heyecan yok artık, tüketim toplumunun içerisinde mimar kendisine bir misyon edinemiyor. Sonuçta kendine odaklanıyor, kendisini en iyi pazarlamanın ötesinde bir kaygı gütmüyor. Toplumdan da böyle bir talep gelmiyor zaten... Mimarlar artık daha kolay ikna edilebilen insanlar olarak görülmeye başlanıyor.
'Avukat tutmayıp, hakim satınalanlar' mimarı da satınalıyorlar.
Mimarın ikna kabiliyeti , 'kısa sürede hizmet üretme' kabiliyetiyle yer değiştiriyor. Az sayıdaki lider mimar da, toplumda 'istenmeyen adam' ilan edilip köşesine çekiliyor. O kırılma noktasında direnip daha esnek bir şekilde kalabilseler, vazgeçmeseler... Belki ileriye dönük bir kıvılçım kalır. Otorite o kadar düşük seviyede kalıyor ki, lider mimar'ın egosu bu otoriteyi kabul edemiyor. Orada biraz esnetilmiş ego, toplumun yararına bir enerjinin açığa çıkmasına neden olabilir belki...
Öncelikle üstadlarımız olmak üzere, biz genç mimarların ve herkesin üzerinde düşünmesi gereken bu yazıyı hazırlayanlara teşekkür ederim.
__________________
R&R
|