Alıntı:
Orijinal metin ellenkeyzen tarafından gönderilmiş
zamanına göre süleymaniye'de teknik hüküm sürmüyordu, 'mana'nın emrine ram edilmişti, yani öncelikli hedef teknolojinin hüküm sürmesi değildi. tekniği ulaşmamız gereken yegane hedef olarak gördüğümüz için( ya da siz buna 'mana'nın tam anlamıyla yerini bulmaması da diyebilirsiniz) bu noktada problem yaşıyor modern mimari. geçen o kadar yüzyıla rağmen teknolojinin devamlı geliştiği ama süleymaniye'nin değerinden bir şey kaybetmediği hatırda tutulursa, bunun anlamı süleymaniye'nin 'mana'sında gizlidir, tekniğinde değil.
|
Bahsetmiş olduğum 'hüküm sürmek' felsefenin önüne geçmiş teknik değil, aynı zamanlarda farklı ülkelere göre gelinmiş olan teknik üstünlüktü.
Aynı şeyi söylüyoruz aslında ve işte şu noktada uzlaşacağımızı düşünüyorum; Eğer günümüzün modern insanının iç dünyasına ulaşma serüveninde 'hakiki mana' yı bina etmek için en son teknik gerekiyorsa, bu son teknoloji kullanılır ve mananın maddeye eriştiği hengamda teknik ruha ve beyne hizmet eden iskelet olur ancak.