Tek Mesaj Görüntüle
Eski 27-02-2008, 21:31   #18
MrT
Yönetici
 
Kayıt Tarihi: 20-06-2002
Mesaj: 454
"Tartışılacak daha önemli bir noktaya geliyoruz böylece.
Mimar ve onun mimarlık anlayışı eğilip bükülebilir mi?"
Tartışılacak güzel bir nokta bence de...
Mimarlık anlayışının eğilip bükülmesini kararsızlık ve bir çizgi arayışı gibi görebilirim ama çizgideki olgunlaşmayı ve olgunlaşma arayışını kesinlikle gerekli görürüm.


"Kendini, ilkokul tasarlarken çocuk, fabrika tasarlarken işçi, cami tasarlarken inançlı biri vs vs yerine koyma yetisine sahip mimar, yeri geldiğinde kendi kişisel estetik değerlerinden sıyrılıp "projenin gerektirdiği" estetik değerleri giyinemez mi?"
Kişesel estetik değerlerle, projenin gerektirdiği estetik değerlerin birbirlerinin alternatifi olarak görülmesi ikisinin de anlamını boşaltıyor gibi geliyor ve ikisini de anlamsızlaştırıyor. Tabii ki yapıyı estetik yapmaya çalışırken çıkan sonuç haliyle tasarlayanın estetik anlayışının ürünü değil midir? Yani sonuç kaçınılmaz olarak kişisel estetik anlayışı yansıtmaz mı?

"Mesleki duruşundaki kaliteyi, bir estetik değeri diğerine yeğ tutmasındansa, bu estetik değeri işleme konusundaki başarısıyla gösteremez mi?"
Burada da içi boşaltılmış kavramlar var gibi; bir estetik değerin diğer estetik değere yeğ tutulması... Bana şu daha doğru yaklaşım gibi geliyor; her zamanın kendi belli bir estetik anlayışı ve tasarlayanın da o anlayışı belli bir yorumlayışı vardır. Bu yorum farklılıklarını farklı estetik değerler gibi okuyor olabiliriz ama bence her kişinin kendine ait bir değer yargısı vardır ve bu da zamanla olgunlaşır, gelişir. Ama ben tasarlarken bu değeri değil de şu değeri yeğ tutuyorum denilemez bence. Sadece şu olabilir; sonuç estetik ürüne ulaşma yollarında farklılıklar olabilir; tarz, akım, -izm gibi... ve bunlar bir arayışla seçilebilir ama yine de çıkan sonuç belli bir estetik değerin göstergesidir ki bu ya olgundur ya da değildir. Ve bence bu çok net okunabilir.

"Kanımca bir mimar için en tehlikeli durum kabuk değiştirememesi değil, tam tersine tek bir beğeniye saplanıp kalması, bir aracı olduğunu unutup kendini amaç sanması ve bencil mimar egosunu büyütmesidir."
Kabuk değiştirmek de kulağa hoş gelmiyor ama estetik değer yargısının olgunlaşması yönünde gelişmesi kaçınılmaz gerekli. Ama bu yine de "o beğeniyi bıraktım bu beğeniye geçtim" gibi bir yaklaşım demek olmuyor.

"Yukarıdaki bina "arabesk"* olarak başarılı mıdır, değil midir o konuda söz söylemek bizi aşar belki. Ama mimarını, her iki binaya da kalitesini yansıtabildiği ve her iki işi alma cesaretini gösterebildiği için kutlamalıyız."
Eğer "arabesk" (bir akım ya da tarz her ne ise) kendi olgun ya da değil kendi estetik ürünlerini yaratıyorsa, bence yukardaki bina "arabesk" olarak başarılı bir yapı değildir (Bu tamamen tasarlayan kişiden bağımsız ve ürün üzerinden yapılan kişisel bir okumadır, "başarılı arabesk yapı" aramak da ödev olsun bana ...).

" Yukarıdaki binaya bakınca "yüzeyin aşırı girift bezeme ile yüzeysizleştirildiği" arabesk bezemelere bir gönderme seziyorum."
Arabesk i nasıl çözümleriz düşünmek gerek ama sadece yelpazeye benzer pencere motifleri böyle bir çağrışım yapıyor ama "yüzeysizleştirmek" arabeski çağrıştırmıyor.
__________________
Murat Çağıl
Kamu yapıları yarışmayla projelendirilmeli.
MrT offline   Alıntı Yaparak Yanıtla