Tek Mesaj Görüntüle
Eski 24-02-2008, 14:42   #479
Mithat Akman
Arkitera Üyesi
 
Kayıt Tarihi: 22-01-2008
Mesaj: 13
Mithat Akman is on a distinguished road
Alıntı:
Orijinal metin Mithat Akman tarafından gönderilmiş Mesajı Görüntüle
Sayın Batuman "Öncelikle şunu belirtmek gerekli; Ankara Şube YK bildirisi, sosyo-politik bir analiz aracılığı ile yapılan politik bir müdahaledir." diye yazmış.

Oysa ben Ankara Şube Yönetim Kurulu sekreter üyesi Yeşim hanıma gidip konuyu konuştuğumda o da "Siz niye üstünüze alınıyorsunuz, bizim o bildirimizin seçime müdahale amacı yok, seçime katılan gruplar arasında da bir tercih amacı yok." açıklamasını yapmıştı. Ben de bu görüşü bir saptama olarak alıp cevap ve eleştirme hakkımı uygun bir ortama saklayıp yanından ayrılmıştım.

Benim cevap ve eleştirme ortamım (şube genel kurulu) henüz oluşmadan bu mesajı görüyorum. Şimdi Yeşim hanım ile Bülent bey oturup hangi tezin doğru olduğunu birlikte kararlaştırmalılar. Politik bir müdahale mi, değil mi? Yönetim kurulu yetkilerini aşarak ve şube olanaklarını kullanarak İstanbul Şubesi seçimlerinde müdahil oldu mu olmadı mı? Önlerinde yeterli zaman var, cumartesi günü ben sorduğumda yanıtlayıp aralarındaki çelişkiyi giderebilirler. Hangisinin söylediği geçerli, hangisi hangisini yalanlayacak göreceğiz.

Tabii eğer -yönetim kurulu olarak- Bülent beyin söylediğini sahiplenirlerse o zaman ben de şube olanaklarını kullanarak yetki aşımına neden başvurduklarını soracağım.

Mithat Akman
Sordum, benim eleştiri ve hesap sorma günüm gelince Mimarlar Odası Ankara Şubesi Genel Kurulu'nda sordum. Önce Bülent Batuman eleştirileri yanıtlama aşamasını bekleyemeden çıktı konuştu. Benim sorum üzerine Yönetim Kurulu adına değil kendi adına konuştuğunu söyleyerek devam etti. Aynen yazdığı gibi bu bildiri bir müdahale imiş, politik bir müdahale.

Daha sonra eleştirilerin YK tarafından yanıtlanması aşamasında Yeşim Uysal da konuya değinip bana cevap verdi. Bildiri, YK üyelerinin kendi fikirlerini açıklamaları imiş ve aslında Ankara'ya değil, İstanbul Şubesi Genel Kurulu'na gönderilmiş. Ankara Şubesi web sayfasında yayınlanması ise haber amaçlıymış. Böyle böyle bir bildiri var diye haber veriyormuş. Tabii o anda bizim üyeler olarak eleştiri gündemimiz bitmiş olduğundan söylenen şeyin çocukların bile inanmayacağı bir kandırmaca olduğunu dillendiremedim. İstanbul Genel Kurul'u yapılıyor, Ankara'dan YK üyeleri bir bildiri yazıyor, 80 üye ise MİM'e bir destek mesajı imzalıyorlar. Ankara Şubesi'nin yayın organında YK üyelerinin yazdığı haber oluyor, 80 imza ise haber olma niteliğine sahip değil. "Demokrasi için" var olmayı ilke edinmiş YK, bütün Ankara Şubesi'ni her olanağı ile kendi malı görüyor, şubenin sahibi olan Ankara'lı mimarları ise ikinci sınıf insanlar.

İşte Dimp'in demokrasi anlayışı bundan ibaret.

Demokrat olmadığını söyleyenlerden fazla korkmamak gerektiğini savunurum, çünkü onlarla mücadele etmek daha kolaydır. Kavram kargaşası yaşamadan onları ve kendinizi anlatabilirsiniz. Ancak, eğer karşınızda kendisini "demokrat" ilan edenler varsa, demokrat gösterip otokrat vuranlar varsa işiniz epeyce zorlaşır. Onlar da demokrasiden bahseder, siz de. Kimin demokrat olduğu da ancak somut örneklerle ve yapılanlarla ortaya konulur. Bu örnekte de Dimp, kendisinin "nereye kadar" demokrat olduğunu kendi icraatıyla gösterdi. Benim yaptığım sadece onların yaptığına işaret edip içlerindeki özü açık etmek oluyor.

Mithat Akman
Mithat Akman offline   Alıntı Yaparak Yanıtla