Tek Mesaj Görüntüle
Eski 23-02-2008, 10:27   #44
architurk
Yönetici
 
architurk'in Avatar'ı
 
Kayıt Tarihi: 03-08-2003
Mesaj: 508
architurk is on a distinguished road
üzüm yemek...

Süregelen tartışmalardan üzülerek görüyorum ki, kimi zaman konuşmanın genel gidişatı içindeki yerine bakmadan, aradan cımbızla kelimeler alınıp, sonra da konudan uzaklaşmak pahasına tüm argümanlar bu kelimeler üzerinde kuruluyor. Üstüne üstlük bu, tamamen karşı tarafı kötü niyetli kabul ederek yapılıyor. Özellikle de yönetici pozisyonundaki kişilerin olayları kişiselleştirmeye meyletmeleri endişe verici... Çünkü yeri geldiğince sergiledikleri "saldırgan" tutumları (sonuçta onlar da insan) en başta bir oluşum olarak arkitera'ya da zarar veriyor, insanları bu forumdan soğutuyor. Oysa ki amaçlananın; birbirimizi dinleyerek, anlayarak, değişerek, evrilerek, tartışarak ama "hep beraber" yani kayıpsız, hatta çoğalarak, fikirlerimizi paylaşmak ve daha iyi bir yerlere varmak olduğuna inanmak istiyorum hala!

Konuya dönecek olursak: Yönetici cephesi yukarıda maddeler halinde sıraladığı gerekçelerle muhatabının bir kişi olmasını istiyor. Sonuna kadar haklıdır, çünkü dergi, davetiye gönderecektir, vs vs. Belki kaynakları kısıtlı, belki parasal sponsorları kaynaklarını boşa harcamak istemediğinden dayatıyorlar bunu(1). Kullanıcı da haklıdır öte yandan, anonim kalmak, kimliği için değil fikri için varolmak istemektedir. Rahat rahat yazmak varken neden birey olmanın sorumluluğunu üstlenmek zorunda olsundur ki durduk yerde?

Herkes haklı, bu nasıl iş? Aklıma gelen şu, forum desin ki; "yukarıda sıraladığım imkanlardan faydalanmak istiyorsan benimle bu bilgileri paylaşman lazım, çünkü senin gerçekte kim ve tek olduğunu bilmem gerek. Gelgelelim isteyen hemen herkes, bazı kurallar çerçevesinde elbette, burada fikrini beyan edebilir, tartışmaya katılabilir". Hem zaten bir forumum fikrin paylaşılarak çoğaltılması ise; 1 (yazıyla "bir") bireyin belki başından sonuna kendi içinde tutarlı olması beklenen 1 (yazıyla "bir") fikri yanında, fikir beyan etmeye hak kazanmış bir ton altbenliklerin (aklıma E. Şafak'ın Siyah Süt kitabındaki kadıncıklar geldi, her biri başka yöne çeken) bir ton farklı fikri olacaktır. Diyeceksiniz anarşi olur; korkmak yerine uzlaşmayı, kanalize etmeyi, ikna etmeyi, dönüştürmeyi öneriyorum. Ama yorulmadan... Az olsun, öz olsun, bizim olsun yaklaşımı belki bizi bir yerlere getirecektir yine de, ama tahminim her hâlükârda yükselebileceğimiz noktanın altında kalacağızdır.

Uzun lafın kısası, gerekli bilgileri verenlere çok daha avantajlı bir üyelik sunulsun. Ama çekinceleri olup paylaşmayanlar da fikir beyan edebilsin. Bir kişi, bakabileceği kadar üyelik sahibi olsun. En başta, yönetici konumunda olanların bu forumda birden çok kimlikleri olmasını öneriyorum. İlk kimlikleri "yönetici 1", "yönetici 2"(2) şeklinde olsun mesela; kimlikleri olmasın, kişisel beğenileri konuşmasın, iyisiyle kötüsüyle anarşistiyle kuzusuyla herkes için orada olsun, herkes-için-bir-forum'un yöneticisi olsun! Öyle ki, atıyorum mesela kullanıcı adının karşılığı olan "gerçek kişi" hastalandığında onun yerine bir başkası rahatlıkla cevap verebilsin(3). Diğeri "insan" olmanın, üye olmanın keyfini sonuna kadar çıkarsın.

Biraz başladığımız noktaya dönmek gibi oldu galiba...

-------------------------------------------------
(1) Arkitera bir kurum mudur, nedir? Ne yer, ne içer, nasıl hayatta kalır? Bu konuda bir açıklık bekleyebiliriz belki, ama herhangi bir oluşum her şeyini bu kadar da açık etmek zorunda değil ki canım! Sonuçta amaç kendini tanıtmak, haklı göstermek değil, bilginin paylaşımına aracılık etmektir herhalde. Ama işte forum, artık fikriyle yetinmeyip bireyi tanımak, kimliğini bilmek isteyince, birey de tepkisel olarak forumun ne menem bir şey olduğunu, amacını tam olarak öğrenmek istiyor. Sonuçta kimsenin amacı bağcıyı dövmek değil, üzüm yemek, değil mi?

(2) Hatta yönetici-yönetilen ilişkisini çağrıştıran "yönetici" gibi buyurgan bir isim yerine, daha "yumuşak" bir isim olmalı bence. "Moderatör" demek geldi içimden, daha türkçesi için zargan'a baktım "arabulucu" yazmışlar (kavga etmiyoruz ki (!) aramızı bulun), "tarafsız hakem" denilmiş, bilemiyorum. Yönetici denilince sanki üyelerin erişemeyeceği bir yerden kullanıcıları yönetiyormuş gibi bir hava oluyor, oysa yönetilen şey forum. "Forum yöneticisi", "forum sorumlusu" denilebilir bence.

(3) Diyebilirsiniz ki; "eğer böyle olacaksa 1, 2 olmasına ne gerek var, sadece yönetici diyelim geçelim", ama o zaman kullanıcı iletişim sorunu yaşayacaktır, kendisi tek tabanca iken muhatabı kimdir, kaç kişidir, bilemeyecektir. Karşısında kendinden büyük, insan gibi bir şey olduğu yanılgısına kapılacaktır.
__________________
"(...)Pırıl pırıl dalgalı bir denize karşı
Yangelmişim diz boyu sulara
Hepinize iyiniyetle gülümsüyorum (...)" T. Uyar
architurk offline   Alıntı Yaparak Yanıtla