|
Forum Üyesi
Kayıt Tarihi: 01-03-2007
Mesaj: 62
|
İstediğiniz sitede istediğiniz zaman istediğiniz nitelikte ve şekilde bilgilerinizi paylaşıma açabilirsiniz. Sanal dünyanın size vaadettikleri bunlar değil mi zaten. Siz bunları dilediğiniz gibi kullanabilirsiniz Erdinç bey. Bana sanal paylaşım anlam olarak bunlar çağrıştırmıyor.
Devlet dedik, diyorsunuz devlet kurumlarında, üniversitelerde bilgilerin paylaşılması devlet otoritesinin şartı değil midir? Bireylerinin kimlikleri olmayan bir devlet olabilir mi? Olabilir elbette, bunu toplum teoremleri ve kent eskizleri şeklinde modern sonrası ütopyacılar projelendirdiler yeniden aktarmak başka bir konu açmak gerektirir. Arkitera otokratik bir kurumu çağrıştırmıyor.
Sizi elbette suçluyorum ve size olduğunca kızıyorum, nitelikli paylaşım için bir yöntem öneriyorsunuz. Ve bu yönteminiz internet sayfalarında daha baskıcı, kontrol altına alınmış, denetlenip yönlendirilebilen sanal mekanlar oluşturacaktır, diyorum. Yönteminizin zekice olmadığını söylüyorum. İstediğiniz etkinliğe ulaşmak için tek yol yoktur, aklın yolunun bir olmadığı gibi. Yönteminiz sanal barbarlık olarak görmekteyim, barbar sözüm elbette kurumunuza değil, kavram ve onun kurumunadır. Bundan dolayı kızmaktayım, siz mimar olarak uzamda düşünmeniz gerekiyorken bulunduğunuz mekandaki ilişkiler ağı içinde yorumlarınızı yapıyorsunuz. Ben aktif bir internet kullanıcısı değilim, ama internetin disütopyasının ne olduğunu kurgulayabiliyorum. Yaptığınız sanal faşizimdir, despotizmdir, açık mı açık. Bunu neden yapıyorsunuz, paylaşım sayfalarınızı nitelikli hale getirmek için(?)
Bireyin özgür figürü, cetelefonu kullanan, internete giren, iletişim araçlarını etkin olarak kullanan şeklinde türetiliyor artık. Soğuk savaş sonrası dünyaya hakim özgürlük, bireyin amerikan ekonomi politiğine tam uyumu, ve onunla tekno köleliği içinde hareket etmesi değilmidir. Bu ekonominin dışında kalanlara teknoloji haramdır, Pakistan devlet başkanına, başkan Bush sizi orta çağa gönderirim demedimi, dedi dimi dev medya organlarının önünde. Bunları niye yazıyorum, çünkü teknoloji ve internet birey üzerindeki tahakkümün en kolay halidir.
İnsanlığın çağlarda adım atması bir 10 bin yıl alıyordur heralde. Önce toplum sonra, sınıflısı sınıfsızı, sanayi toplumu ve sonrası. Şimdi iletişim dünyasını yaşıyorsunuz, daha 20 yıl oldu hangi çağın sizi beklediğini görmek için nesiller sonrasını düşlemeniz gerekmiyor. Yaptığınız sonuçlar elbette düşünmediğiniz kadar etkili olur, yada benim düşünmediğim kadar etkisiz. Varın okyanusda bir damla şerbet olun, şerbetsinizdir işte.
Kızgınlığım bundandır, bunu tartışmıyor olmanız, tartışıyor olsanızda kendi işlevsel çıkarlarınız için gerçek üstü metafizik idealistik olarak kabulleniyorsunuz. Kentler kanunlarla ve mevzuatlarla çizilmez, kavramlarla çizilir, bana mimarlık eğitimim bunu öğretti. Sanal mekanınızı açık kavramlarla yapılandırın diyorum. Siteniz içinde site hedefleri, istediğiniz kullanıcı profilleri, yönteminizin sonuçları ve açıcağı çığırlar, dünyadaki ve mimarlıktaki hatta uzamdaki konumu hakkında tek bir bilinçli olarak site yönetimöinizin açtığı bir başlık yada platform var mı? Yoksa ben mi görmedim. Sayın diyemeyeceğim isminizi bilmiyorum, sizin seçtiğiniz sanal kimlikle size hitap etmeyi tercih ediyorum, ayasofya herkezin olaylar üzerinde izlenimleri, olaylarında insanlarda bıraktığı intibağlar vardır. Arkitera yapmış olduğu ve benim elimden geldiğimce takip etmeye çalıştığım arkimeet buluşmaları, dahası site içinde forum ve köşe yazılarını, haberlerini dinlemekle belli bir izlenime sahibim ve hakkınızda bir fikrim var. Ama,bu öyle küçük ve çılızından bir ama değil, siz kavramlarınızı ve geleceğinizi ve yöntemlerinizi amaç ve neden içerikleri içinde tartışmamışken herkez istediği gibi izlenime sahip olur. Bu yüzden de kızmaktayım size, özellikle içinizde bulunan öğretim görevlis arkadaşlara. Sizler bilim adamlarısınız bu yurdun, kavramları ve şirketleri nasıl yönlendirmezsiniz anlamıyorum?
Ben dünyayı bu şekilde algılayıp, bu şekilde yargılıyorum. Bu yargılarımı günlük hayatımda nasıl söylüyorsam buradada o şekilde içten ve art niyet gütmeksizin fikrim, bilgim ölçüsünde yazıyorum ve okuyorum, daha ne yapılabilir.
Garip ve üstü kapalı emeller bunlardır efendim, siz tüm düşüncelerinizi iğnesine varıncaya kadar burada yazmaz sanız benim için her zaman için bir gizli emel var olacaktır. Birey farkında olduğu seçimi yapardimi.
Ben forum sayfalarınızı neden daha nitelikli hale getirmeniz gerekiyor,
çoklu kullanıcılar varsa bunları neden önemsiyorsunuz, çift kişilik insansal bir gerçek değil midir?
Sanal dünyada kontrol hakkında yapmış olduğunuz nitelikli beyin fırtınalarından bizimde haberimiz olabilir mi?
Arkitera 10 yıl sonra mimarlık ortamına vaadettikleri nelerdir?
Arkitera (yönetici sıfatında, şirket sahibi, danışmanlar, stratejistleriniz var mı bilmiyorum varsa haberimiz olsa, çalışanlarınız ve ekibinizle ilgili fotoğraflar, bir ana başlık görmedim) siz kimsiniz?
Bu soruların cevapları kullanıcının güven ve hedef bağlamında bilinçli bir şekilde mimarlık dünyanızda rol almasını sağlayacak, sorunsallardandır.
Saros ve güncel politikaya gelince paranın güç, güçün yönetim olduğunu bilirken ve dünya medya üzerinden organlarını toplum içine sessizce sızdırırken, şüphecilik benim adım olacaktır.
--------------------------
Ömer bey demokrasilerde sivil toplum kuruluşlarının işlevleri konusunda ayrıma düşeceğimiz sanmıyorum ama
nitelikleri ve yöntemleri konusunda farklı düşünceğimizi siz zaten söylüyorsunuz. Benim tavrımca arkitera bir medya organı sivil bir inisiyatif -görünümünde-dir.
gel ütopya
|