Tek Mesaj Görüntüle
Eski 19-02-2008, 15:30   #1
RedRapsody
Arkitera Üyesi
 
RedRapsody'in Avatar'ı
 
Kayıt Tarihi: 19-07-2006
Mesaj: 520
Kayseri'nin değişen çehresi ve yok edilen kimliği üzerine

Değerli üstadlarımız başlarını kaldırıp, Türkiye'nin neresinde ne oluyor diye bakabilir mi biraz? Sadece o kentlere konferansa geldiklerinde bir iki yorum yaparak geçiştirmesinler. Türkiye İstanbul'dan ibaret değil.

Peki neler oluyor Kayseri'de ve Kayseri neresi? Kayseri ismini Sezar'dan almıştır (Caseria). Kapadokya dediğimiz şey PERİ bacalarından ibaret değildir elbette, Kayseri de Kapadokya sınırları içinde yeralan çok önemli bir merkezdir.

Kentin tarihi dokusu, tıpkı Konya gibi ağırlıklı olarak Selçuklu eserlerini barındırır. Bunun yanında Roma'nın kalıntılarını görmek mümkündür. Osmanlı dönemi ise daha sönük geçmiştir, bir iki cami ve kervansaray dışında çoğunlukla sivil mimari eserler Kayseri'nin kimliğinde rol alır.

Cumhuriyet öncesi gayri müslimlerin sivil mimariye etkisi çok fazladır. Kiliseler, konaklar son derece nitelikli taş işçiliğinin örneklerini sunar. Kısaca böyle bir doku Kayseri.

Son dönem kamusal yapılara ise Merih Karaaslan, Vedat Dalokay gibi mimarlar imza atmıştır. Bu yapılar kentin kimliğinde etkili role sahiptirler. Bu süreç atlatıldıktan sonra Kayseri 2000 yılından itibaren ciddi bir yapılaşma sürecine girmiştir. Kentin kimliğini kökten etkileyecek yapılar inşa edilmiş ,kentsel düzenleme kararları alınmıştır ve bu süreç sürmektedir.

Buaraya kadar Kayseri'yi tanımayanlar için özet niteliğinde. Bundan sonrası ise Kayseri'nin farkında olanlar için, benim yorumlarımı kapsamaktadır.

Rahmetli Kadir HAS'ın finansörlüünde Kayseri nitelikli yapılara kavuşma şansına sahipti! Fakat bu şansı hunharca harcadı. İlk yapılan eser 'Kadir HAS Kent ve Mimarsinan Müzesi yapısı.'
http://www.kayserikultur.gov.tr/imag...ent_muzesi.jpg
Kayseri'nin kimliğinden uzak, eklektik, bana göre rüküş ve işlevsel olarak cüssesinden bekleneni veremeyen bu yapı reklam panosu gibi binalar yapmayı sevenleri heyecanlandırmış ve yüreklendirmiştir.
Bu yapının vatandaş tarafından farklı bulunması , popülizmi sevenleri memnun etmiş ve diğer projeler de bunu izlemiştir.

Bu akımla birlikte , belirli bir mimari arkaplanı olmayan genç mimarlara işler teslim edilmiş ve siyasi erki memnun edecek sonuçlar alınmıştır.
Siyasi erk ile uyum içinde çalışabilen bu son dönem 'mimari ofis' tipi gerekli alt yapısını hazırlayarak taşradaki boşluğu değerlendirmiş, bu suretle büyük işler YARIŞMA veya davetiyeli yapılma gereği duyulmadan sessiz sedasız ayağa kaldırılmıştır.

Bu durum kentteki genç mimarların daha çok iş almasına, olgunlaşma dömenine bile yaklaşmamış mimarların kent slüetinde etkin rol almalarına neden olmuştur. Kentteki mimari büroların modern anlamda ekip çalışmasından uzak oluşu, olgun denebilecek mimarların işi ticarete döktüğü, ofislerini büyütmek,yarışmalara girmek, ekiplerini genişletip iyi maaşlarla yanlarında genç mimarları çalıştırmaya çalışmadıkları bir ortamda , bu durum beklenen yenilik olmuştur.

Bu durum Mimarlık mesleğinin durduğu kültürel düzeyi, bir alt kademeye çekmiştir. Bu yozlaşmaya karşı tepkiler yoğunlaşınca belediye kentin en önemli projelerinden birisi olan KALE İÇİ DÜZENLEMESİ projesini yarışmaya açmak durumunda kalmıştır( bunun sonuçları merakla beklenmektedir).

Fakat bu projeyi yaparken , yine eski stadyumun olduğu arazide yapılacak olan ' FORUM KAYSERİ' projesi, birbirinden kalitesiz 3 öneri ile ' HANGİSİNİ YAPALIM' diye vatandaşın zevkine sunmuştur.
Kalitesiz 3D çizimlerin yeraldığı bu panolar halkın yoğun olduğu yerde oylamaya açılmıştır.
Fakat bu 3 önerinin neye dayanılarak hazırlandığı meçhuldür. Kale İÇİ projesinin anıtlar kurulundan geçmesi zor olduğu için , yapılabilirliği merak konusudur. Fakat yarışma ile belirlenebilecek bu projenin yine sessiz sedasız birilerine hediye edilmesi yine nitelikli mimariyi takip edenlerin midesini bulandırmıştır.

Bu uzun yazıyı sonuna kadar okuma zahmetine katlandıysanız, sizden ricam ANADOLU'nun herhangi biryerinde inşaa edilen, herhangi bir projeyi daha dikkatli inceleyiniz, büyük medeniyetlere ev sahipliği yapmış bu toprakların niteliklisiz , kimliksiz ve altı boş yapılarla dolmasına izleyici kalmayınız, bunlara pirim vermeyiniz.
Yazımı bir Selçuklu değişiyle bitiriyorum
' İLİM VE SANAT SAHİPLENİLMEDİĞİ TOPRAKLARDAN GÖÇ EDER.'
__________________
R&R

En son RedRapsody tarafından düzenlendi : 19-02-2008 18:04. Silinme nedeni: imla hataları, anlatım bozuklukları
RedRapsody offline   Alıntı Yaparak Yanıtla