Tek Mesaj Görüntüle
Eski 09-02-2008, 12:49   #449
Aslı Özbay
Arkitera Üyesi
 
Kayıt Tarihi: 26-09-2001
Mesaj: 45
Aslı Özbay is on a distinguished road
Bayraktar ve Batuman'ın hatırlattıkları

“Dil / biçim” kuşkusuz çok önemli. Ankara Şube yöneticilerinin ÇDTM’ye destek ilanında yaptığı gibi, entellektüalizm gösterisi uğruna (sözde) bir üst-dil kullanmaya kalkar, ama kaş yapayım derken göz çıkarabilirsiniz: Evrenden gelerek Türkiye’yi, oradan da mimarlığı ve odayı çözümlemeye uğraşırken, burnunuzun ucunda olan biteni demokratça değerlendirmekten bile aciz kalırsınız. Odayı, mimarlığı, mimarları etkin kılmak konusundaki başarısızlıkları saymakla bitmez bir yönetim dilini savunmak uğruna, buna karşı çıkanları ve değişim isteyenleri küstahça ve adaletsizce yargılayabilir; sonra da entellektüalizminizin ardına sığınarak sergilediğiniz bu tutumun değerlendirilmemesini, kendinize değil de ortamın avamlığına bağlamaya kalkışırsınız. Kullandığınız dil öylesine dolambaçlı ve karmaşıktır ki, biricik iddianız ve önceliğiniz olan toplumsal iletişimde neden bu kadar etkisiz ve başarısız olduğunuzun kanıtı olarak sizi afişe eder.

Dil kadar – hatta daha önemli bir diğer konu ise “samimiyet”: Nuray Bayraktar gibi bir yandan kırılgan bir eda ile uslup dersi vermeye kalkışır, daha 3-4 gün önce Behiç Ak’ın ünlü yargısız infaz deklarasyonunu coşkuyla desteklediğinizin yarattığı yaman tutarsızlığı göremezsiniz. MİM ekibini demokratik ortamları görmezden gelmekle suçlarken, Aykut Köksal’ın çok yerinde saptamalarını açıklamak sorumluluğunu üstleniverirsiniz.

Ankara Şube’yi yönetmekte olan DİMP (Demokrasi İçin Mimarlar Platformu) ekibinin etkin üyeleri olan bu hanımlar ve beyler, demokrasi, şeffaflık, katılımcılık, entellektüellik... konusundaki bayraktarlıklarını kimselere kaptırmazlar. İstanbul’daki duruma benziyor değil mi? Ama Ankara’da yakın geçmişte çok daha ilginç deneyimler yaşandı. İstanbullu meslekdaşlarımızın, oda süreçlerinde başlarına neler gelebileceği konusunda bu deneyimden öğrenecekleri olabilir.

Bugün MİM ekibini katılımcı ve demokrat olmamakla suçlayan bu grup, Ankara’da ibretlik bir sürece imza atanlardır: 2002-2005 döneminde büyük emek ve deneyim sonucu oluşabilmiş, üstelik demokrat ve katılımcı olabilmiş değerli bir oluşumu darmadağın etmişlerdir. Hem de öylesine gözü kara sinsi bir yöntem uygulamışlardır ki (bir gece ansızın yönetim kurulunun asıl-yedek 8 kişisi birden istifa ederek yönetimi düşürürler...) Ankara Şube ansızın tarihinin ilk olağanüstü genel kurulunu yapmak zorunda bırakılmıştır.

Neden mi? Nisan 2005’deki olağanüstü genel kurulda bu soruya kürsüden cevap verecek cesareti bulabileni olmadı. Satır aralarında dile getirdikleri temel şikayet “doku uyumsuzluğu” idi. Ama daha sonra internet ortamındaki yazışmalar durumu açıklığa kavuşturdu: DİMP içindeki bazı mimarların doku uyumsuzluğu çektiği bu heterojen PLATFORM’da hijyen ihtiyacı vardı. (bkz. Nuran Demirtaş, 7 Nisan 2005 tarihli yazı, www.yahoogroups.dimp) Grup disiplinine özen gösterilmemiş, ortam hastalanmıştı. Teşhisi ve tedaviyi yapan ekip, 2005’den buyana, nicel ve nitel olarak eksilmiş haliyle Ankara’da odayı yönetiyor.

Bugün bu ekibi temsilen, demokrasiden, şeffaflıktan, katılımcılıktan bahseden forum yazarları samimi değiller ve sicilleri bozuk. Bu nedenle inandırıcılıkları da yok!
Aslı Özbay offline   Alıntı Yaparak Yanıtla