Tek Mesaj Görüntüle
Eski 26-01-2008, 17:45   #197
cbc
Üye Adayı
 
Kayıt Tarihi: 08-10-2005
Mesaj: 8
cbc is on a distinguished road
Mimarlar Odasi Ankara şubesi'nin Istanbul Sürecine Ilişkin Açiklamasi...

TMMOB Mimarlar Odası İstanbul Şubesi 40.Dönem Olağan Genel Kuruluna


Küresel Sermaye ve Neo - Liberal Sömürüye Karşı
Mimarlar Odasının Tarihsel Yükümlülükleri Üzerine

TMMOB Mimarlar Odası Ankara Şubesi, 53 yıllık TMMOB Mimarlar Odası geçmişini değerlendirdiğinde, bugüne kadar mimarlık ortamına ve mimarlık örgütüne dair bir fikir beyan etmeyen, ancak aniden ortaya çıkan yakın dönem gelişmeleri kaygıyla, ancak bir o kadar da dikkatle izlemektedir. Bu noktada, “Mimarlık için Mimarlar” söylemi altında örgütlenerek, Mimarlar Odasının gelenekselleşerek süregelen devrimci siyasetini, küresel sermaye ve neo-liberal siyasetin popüler diliyle yargılayan oluşumun yanılsamalı tavrı, özellikle dikkat çekicidir.

Sermaye birikimi ve dolaşımını meşru kılmaya çalışan ve neo-liberal siyasetin araçlarıyla sermaye-tabanlı sömürünün pratiklerini küresel bir oyuna dönüştüren gelişmelere, özellikle bugünlerde kayıtsız kalınmaması gerekirken, bu tür yıkıcı oluşumlara direnç gösteren örgütlülüklerin, çağdaş mimarlık ve mimarların önünü kesen, tarihsel yükümlülüklerini tamamlamış köhne yapılanmalara benzetilmesi, bir aymazlık olarak değerlendirilmektedir.

Bu tür bir oluşumun temelde iki önemli alt-metni içerdiği savlanabilir:

Birinci alt metin, Mimarlar Odası, toplumsal bilinç ve kamu yararı benzeri tarihsel yükümlülüklerini, günümüz uluslararası bağlamın denetimi altında yeniden gözden geçirmeli ve “toplum için mimarlık” diye özetlenebilecek siyasi yapılanmasına son vermelidir.

“Mimarlık için Mimarlar” söylemi altında yapılan tartışmalar ve altında imzası bulunanların duruşları dikkate alındığında, söylemlerinin merkezinde bulunan ''toplumsal bilinç'' yerine, ''yaratıcı bireysel özgürleşme'' ve ''kamu yararı'' yerine de, ''tekil varsıllaşma'' konulmaktadır. Hâlbuki bu iki birbiriyle çelişir gibi gözüken ancak, birlikte ve doğru ele alındığında mimarlığın, toplumsal, siyasi, ideolojik yönünün ve aynı zamanda da yaratıcı bireysel özgürleşmenin kişinin toplumsal olanla beslenerek yeniden üretmesi sürecine yol açacağı açıktır. Bu ikililerden birinin azaltılıp/göz ardı edilmesini benimseyen, mimarlığı bir meslek olarak gerçek anlamda savunduğunu varsayan her görüş kendi kökenlerine yabancılaşarak mimarlık platformuna en büyük zararı verecektir. Öte yandan, yaratıcı bireysel özgürleşme ve tekil varsıllaşmanın, neo-liberal siyasetin dile pelesenk olmuş genel geçer malzemesi olduğunun bu noktada bilinmesi gerekir. Toplum yerine tekil öznenin, kamu yararı yerine ise, bireysel hakların ön plana taşınması, bir diğer deyişle, neo-liberal siyasi tavrın olmazsa olmazıdır ve daha da önemlisi, “tarihin sonu/ideolojinin sonu” benzeri söylemler aracılığıyla kendisine meşru bir zemin arayışındaki modern sonrası yeni muhafazakâr oluşumun da, öncelikli tercihleri arasındadır.

Bu noktada, mimarlığı tüm toplumsal yükümlülüklerinden kopararak, salt “mimarlık için mimarlar” sloganıyla örgütlenen oluşumda, Mimarlar Odasının geleneksel direnç kapasitesine, gizli , yeni-muhafazakâr bir kafa tutuşun bilinçaltı tavrını yakalayabilmek olasıdır.

İkinci alt-metin, yukarıda savladığımız gizli yeni-muhafazakar siyasi duruşun, ulusal bağlama taşınmış durumuna denk düşmektedir: Türkiye’nin, günümüz moda muhafazakarlığına takılı sermaye birikimi ile, küresel sermayeye eklemlenmiş anakent kentsoylu öznenin bileşimini, pragmatik/faydacı gerekçelerle kotaran bir tür melez oluşum, yukarıda betimlediğimiz toplumsal nitelikleri, Türkiye özelinde de dikkatli bir biçimde dokumaktadır. Bu melez siyasi özne, küresel sermayenin kentsel paylaşım ve kapitalist mekân üretiminin kısa ömürlü artı-değerine, kendince müdahil olmayı arzulamakta, ancak gizli yeni-muhafazakâr duruşunu, yaratıcı bireysel özgürleşme söylemiyle dikkatli bir biçimde örtmeye çalışarak, olası ideolojik atıflardan da görece kurtulabilmeyi amaçlamaktadır.



İşte tam da bu noktada, adaletsiz kentsel paylaşım ve kapitalist mekân üretimi süreç ve yöntemlerine direnen siyasi öznelerin, özellikle toplumsal bilinç ve kamu yararı gözeten örgütlerin, kamuoyu önünde bir “engel” oldukları gerekçesiyle lanetlenmesini taktiksel bir gereklilik olarak savunmaktadırlar.

Mimarlar Odası Ankara Şubesi, “Mimarlık için Mimarlar” sloganıyla örgütlenen bu yeni muhafazakâr duruşun gerisinde yatan ve Türkiye’de yazılmaya çalışılan her iki alt-metni de özenle okuyarak, küresel sermaye ve neo-liberal sömürüye, mimarlık aracılığıyla meşru zeminler edindirme uğraşılarına karşı durmaktadır.

Bu bağlamda, Mimarlar Odasının toplumsal ve siyasi yükümlülüklerini bir kez daha anımsatmayı, tarihsel bir görev kabul ederken, TMMOB Mimarlar Odası İstanbul Şubesi 40.Dönem Olağan Genel Kurulu’nun, küresel sermaye ve neo liberal sömürünün mimarlık alanındaki yeni muhafazakâr duruşu olan, işbirlikçi yapılara geçit vermeyeceğine olan inancımızla, başarılar dileriz.



TMMOB Mimarlar Odası Ankara Şubesi Yönetim Kurulu


Nimet Özgönül, TMMOB Mimarlar Odası Ankara Şube Başkanı / Güven Arif Sargın, TMMOB Mimarlar Odası Ankara Şube 2. Başkan / Y. Yeşim Uysal, TMMOB Mimarlar Odası Ankara Şube Sekreter Üye / Tezcan Karakuş Candan, TMMOB Mimarlar Odası Ankara Şube Sayman Üye / Nuri Arıkoğlu, TMMOB Mimarlar Odası Ankara Şube Yönetim Kurulu Üyesi / Ali Hakkan, TMMOB Mimarlar Odası Ankara Şube Yönetim Kurulu Üyesi / Fatma Cebeci, TMMOB Mimarlar Odası Ankara Şube Yönetim Kurulu Üyesi / Haluk Kara, TMMOB Mimarlar Odası Ankara Şube Yedek Yönetim Kurulu Üyesi / Tonguç Akış, TMMOB Mimarlar Odası Ankara Şube Yedek Yönetim Kurulu Üyesi / Selma Sökmen, TMMOB Mimarlar Odası Ankara Şube Yedek Yönetim Kurulu Üyesi / Özdal Kutlu, TMMOB Mimarlar Odası Ankara Şube Yedek Yönetim Kurulu Üyesi / Bülent Batuman, TMMOB Mimarlar Odası Ankara Şube Yedek Yönetim Kurulu Üyesi / Songül Üzgün, TMMOB Mimarlar Odası Ankara Şube Yedek Yönetim Kurulu Üyesi / Ayşen Bayazıt, TMMOB Mimarlar Odası Ankara Şube Yedek Yönetim Kurulu Üyesi
cbc offline   Alıntı Yaparak Yanıtla