|
"Mimarlığa yol açın" sloganıyla Oda seçimlerine aday olunması sürecinde yaşananları hayretle izliyorum. Çünkü 80'li yılların sonunda biz de, tasarımcı mimarlar olarak, Ankara'da benzer amaçlarla yola çıkmıştık. Bunlar bürocu, ANAP'lı, Oda'yı zayıflatıp, sermayenin eline geçmesini istiyorlar, bla, bla demişlerdi. Biz seçimleri kazandık. O dönem Oda'nın en verimli ve etkin dönemlerinden biri oldu. Şube sayısı 3 den, 23 e çıktı (şubelerin artmasına karşıydılar); Oda mali yapısı düzeltildi; Mimarlık dergisi düzenli çıkmaya başladı; Ulusal Mimarlık Ödülleri oluşturuldu (o zaman karşı çıkanlar şimdi ödül de aldınız ya diyorlar); UIA boçları ödendi ve 2005 kongresini çalışmalarının önü açıldı vb.
"Çamur at izi kalsın" anlayışının hala yürürlükte olduğu görülüyor.
Mimarlar Odası İstanbul şubesinin yaklaşık 13.000 üyesi var. Seçimleri yıllardır 500-600 kişinin katılımıyla yapılıyor. Ankara'da da durum benzer. Yaklaşık 6000 üye var, seçimlere katılım 1200 ü hiç geçmedi. İstanbul'da katılım %10 bile bulmuyor. Yıllardır Oda "dar grupçu zihniyetlerin" oyun alanı olarak kaldı. Seçimlere katılmak ve geniş katılımlar sonucu yönetimi belirlemek esas olmalıdır.Hedef seçim kazanmak değil, Oda platformuna sahip çıkmaktır. Bu nedenle bu insiyatifin uzun vadeli hedefler peşinde koşması esastır.
Şu anda basına yansıyan karalama kampanyalarına itibar etmeyelim. Çekemezlikler ve kişisel kıskançlıklar hedefi bozmasın. Unutmayalım Mersin gökdeleni de bir rant yarattı. Kim projelendirmişti?
Tasarımcı kimliğe sahip mimarların Oda yönetimine talip olmalarının "niye" diye karşılandığını görmek matrak. Asıl eleştiri "neden bu kadar beklediniz?" olmalıydı. Mimarların Mimarlar Odası'nı yönetmeye aday olmaları kimi panikletiyor anlamak zor değil doğrusu. Oda rantı ile beslenen bir kesim var ve onlar pozisyonlarını korumak istiyorlar. bir .Hafızalarınızı tazeleyelim. 90'lı yıllarda İstanbul Şubesi yöneticileri sahte fakirlik ilmuhaberi alarak, belediyeden uzuz arsa almış ve kooperetif kurarak gayrimenkul sahibi olmuşlardı. Merkez bunu görmezden gelmiş ve Oda avukatı Derviş Parlak istifa etmişti. Bu kişilere çekemezlik ve kıskançlık nedeniyle yeni eklenmeler olmuş anlaşılan.
Mimarlar Odası tüm kesimlerin ortak platformudur. Bu platforma sahip çıkmazsak, boşluğu birileri mutlaka doldurur. "Mimar" herkesi Oda'ya sahip çıkmaya çağırıyor ve "Mimarlığa yol Açın" diyorum.
|