Alıntı:
Orijinal metin Ömer Kanıpak tarafından gönderilmiş
Korumacılığa filan da karşı değilim bu arada. Ama korumanın paranoyasını yaratıp da sadece bundan prim yapmaya çalışanlara ve sadece en iyi koruyanların kendileri olduğunu savunanlara sonuna dek karşıyım. Behiç Bey bu yüzden beni çok şaşırttı. Öyle bir sıralamış ki, sanki Mimarlar Odası olmasaydı AKM yıkılmıştı, Moda'ya Otoyol girmişti filan. Moda'ya otoyol girmesin diye hareketi başlatan "Mimarlık için Mimarlar" hareketinin de başından beri içinde olan Aykut Köksal'dır ve Arkitera Mimarlık Merkezi de sonuna kadar bu kampanyayı takip edip destek vermiştir. Sadece Mimarlar Odası veya sadece Arkitera değil, bir sürü başka kurum, sivil toplum örgütü ve birey de bu kampanyalarda destek verdi. Ne demek Mimarlar Odası olmasaydı Moda'ya otoyol girmişti?
|
Moda sahilinin otoyol olmasına karşı verilen mücadeleyi pek çok kişi gibi ben de Arkitera sayfalarında yakından izledim. Mesaj sayısıyla Arkitera Forum'da rekor kıran bu tartışmayı ve mücadelenin ayrıntılarını
Moda Sahili Otoyola Dönüşüyor adresinde görebilirsiniz. Ömer Kanıpak'ın mesajı üzerine bu sayfalara yeniden baktım ve mücadelede başı çeken Modalı mimarların bildirileriyle karşılaştım. Mücadeleyi sürükleyen ve "Moda Sahili Otoyol Olmasın" bildirisine imza atan Modalı mimarlar arasında Işık Aydemir, Ersen Gürsel, Erdal Özyurt ve Aykut Köksal hemen dikkati çekiyordu. Bunları niye mi söylüyorum? Bu mimarların imzaları "Mimarlığa Yol Açın!" bildirisinin altında da yer alıyor... Yani korumacılık kimsenin tekelinde değil, hele Oda'nın tekelinde hiç değil. Peki Behiç Ak bunları bilmez mi? Bilmesine bilir ama...