|
Öncelikle bu bir savaş değil. Bu nedenle Mimarlar Odası'nı yıpratacak bir dil kullanılmaması gerektiği kanısındayım. Bu hareketin içinde olsam da mevcut yönetimin çalıştığı dönemde çıkarcı davranmadan, özveriyle, kamuyu ilgilendiren projelere, gerçekten "toplumcu" yaklaştığı kanısındayım. Mücella Yapıcı ya da başka bir meslekdaşımın, birebir hedef gösterilmesi taraftarı hiç değilim. Amaç bu değil. Şu anda doğru olan isimler üzerinden bir gerginlik yaratmak yerine, kamu projeleriyle ilgili tavrı da içeren programın açıklanmasıdır. Aksi takdirde oluşacak keskin kutuplaşmada kaybeden mimarlık olacaktır ki Turgut Cansever'e katılıyorum. Bu nedenle taraf veya değil herkesi, seçime az bir zaman kala, asıl amacın kendisi üzerinden saygı ile tartışmaya davet ediyorum.
Bununla beraber, haraket, daha "çok" bina yapmak için değil daha "doğru" yapmak içindir. Kaldı ki, amaç "kamu yararı" olmasa, zaten iş hacmi yüksek olan bu kadar mimar salt kendi hedefleri için bir araya gelmez ve taşın altına ellerini koymazdı diye düşünüyorum. Bu insanlar öyle ya da böyle zaten mimarlık pratiğinin içinde yer almaktadırlar.
Hükümete muhalif pek çok yazımın arkasında durarak, bu hareket içinde, AKP yandaşı ya da Kadir Topbaş ortaklığı benzeri bir durum sezdiğim ilk anda bu hareketten ayrılmakta hiç tereddüt etmem.
|