|
"Sayın Behiç Ak da bir anda "Mimarlığa yol açın" metni altına imza atanları "AKP'den iş alanlar" olarak tanımlamış. Amaç propaganda yapmak ya. İşi lafı hemen siyasi partiye getirmek ya."
bunun uzerine söylenecek önemli sözlerimiz olmalı arkadaslar. Tam da Mimarlar Odasının bir sol parti edası ile yıllardır çalışmalarına devam etmesine ve asıl kuruluş amacını unutmasına karşı, geniş tabanlı çabaların sergilendiği son yıllarda ve şu tarihi anlarda...
Kendisini nasıl da gösteriyor, üye olmak "zorunda" bırakıldığım kendi meslek örgütümün kaygı duymama neden olacak derecede beni temsil etmeyerek, kendisine söz hakkı tanıdığı(?) kişilerce Türkiye'deki populist yaklaşımların etkisindeki "politikacılardan daha politikaci" bir tavırla iktidar partisi kavgalarını yapıyor olması...
Mimar denen meslek adamının, ağırlıklı "sermaye" adına çalışmak zorunda bırakılmasını, bu gerçekle yüzleşmeyi ama bunu yaparken mimarın kamu hizmeti yapmasının öneminin yeniden ortaya çıkarılması için çaba harcanması gerektiğini, hatta "kamu mimarlığı"nın asıl ne olduğunu gündeme getirmeyerek bu tür talihsiz açıklamalar yapması...
Üstelik herbirimizin ne derece karmaşık sermaye-inşaat sistemeleri içinde er yada geç kendimizi bulduğumuz unutularak, bunlardan hiçbiri örnek olarak çıkarılıp tartışılmayıp, ucuzcu bir yol seçilerek, hazır gericilik anlamına geldiği için isminden korkan bir kamuoyu var iken hemen politik iktidara olan kaygıları kullanıp, "AKP sermayesi" sözlerini kendi oltasına "yem" olarak yerleştiren bir zihniyet...
Beni üzüyor, incitiyor; çünkü mesleğimi seviyorum ve birşeyler yapmak istiyorum. Ama sevindiriyor bir yandan, ne kadar hakliymış yaşadığımız kaygılar dedirtiyor...
bunu kendi seslerinden işitmek en güzeli, ben söylesem kimse inanmazdı ...
|