|
Meslek ortamına getirilen bu tartışmalar ile belki de bir kabuk çatlatılmış oldu. Bence "Mimarlık için Mimarlar" grubunun programı sade, net ve amacını açıklamaya yetecek büyüklükteki bu metin bence kamusal, toplumsal kaygıları da gidercek özellikte.
Kimse bu program ve isimlerle kent korunmaz, sermayenin dediği olur, kentsel değişim-dönüşüm önünde mevzi kaybedilir türünden düşünmeye haklı değil bence. Hangi uygulamayı, hangi hassasiyetsizliği görerek "sivil toplumcular" bu kaygıyı taşıyabilir, bu da ayrı bir tartışma konusu. Daha baştan böylesi yorumlar en azından eksik olur.
Burada ortaya konulan program esastır ve bu programda kamu yararı ihmal edilmiş değildir.
Ancak her zaman kamu kurum ve kuruluşları ile girilecek ilişkiler mimarlık ortamı açısından değerlendirmesi yapılacak, mimarlığın toplum yararına kullanılmasına hizmet etmesi gözetilecek konulardır elbette. Bu genl doğru bir grubun tekelinde olan bir yetenek değildir. Sınayıcı olan hayattır.
Kapsayıcı, mesleği ve mimarları gözeten, onları dışlamayan bu program arkasında durulmaya değer. Seçimler hiç bir şeyin sonu değil, belki başlangıcı sayılmalıdır. Eleştiriler yapmaya ve katkıya yönelik olduğu sürece nundan mimarlık da İstanbul'da kazanır.
Demokrasi, mimarlar ve ülke kazansın.
Saygılarımla
|