|
Dediklerinize katilmakla beraber bazi bilgi hatalarini da düzeltmeden geçemeyecegim.
BMC (British Motor Company) gercekten de Türkiyede'de üretim yapan bir Ingiliz sirketiydi. Ancak Ingilteredeki firma nakit sIkIntIsIna düsünce Turkiye'deki ortak tarafindan satin alindi. Yani BMC sanirim 5 senedir falan tamamen bir Türk firmasi. Tasarimlar falan da yenilendi ancak sanirim "Bertone" tarafindan yapildi. Yani yine de Türkiye'de tasarlanmis bir ürün degil.
Anadol A1 ve A2 modellerinini tasarimi Ingiliz Reliant firmasi tarafindan yapilmisti. Motorunu ise Ford firmasi sagladi. Yani tasarimda Ford firmasinini bir katkisi yok.
Anadolu çelik sasi üzerine oturtulmus monoblok fiberglass gövdeye sahipti. Fiberglass gövde saglam degildir diye bir söylem dogru degil. Elbette o dönemde üretilen hicbir araç günümüzün saglamlik kriterleri ile degerlendirilemez ama o yillarda üretilen diger markalar da gaz tenekesi gibiydi. Saglamlik ve dayaniklilik acisindan geri kalmasi mümkün degil tam tersine celik sasi sayesinde pek cok markaya fark atabilecegini bizzat babamin sahip oldugu Anadol un arkasina kamyon çikinca gördüm. Kamyonu çektiklerinde bagaj kapagindaki derin çizik disinda gözle gorulur bir hasar da yoktu.
Ayrica A2 modeli ülkemizde çarpma teslerine tabi tutulan ilk araçtir.
Gelistirilebilir miydi? Elbette. Fiberglass yerine kompozit baska malzemeler denenebilirdi. Ama bunun için teknoloji üretebilmek gerekir. Biz montaj sanayine sahibiz. Yeni birsey ortaya koymuyoruz. Ayr1ca ne yazik ki bu proje sahiplenilmedi. Wankel motorlu versiyon üretilmedi örnegin. Volvo benzeri pek de kaba görünüslü bir model bir süre üretilip bitirildi. Milattan önceden kalmis ford taunus üretebilmek icin hem de. Nedense bu projeden utandik.
Yaz1l1m konusunda da ülkemizden muhasebe programi disinda ciddi bir ürün cikmiyor. Bu kafa bizi dibe batiriyor.
|