|
Yazın elbette.
Hatta daha da çarpıcı olması açısından bir örnek daha vereyim. Bu örnek hele devrime çok benziyor. Olay ingiltere'de geçiyor. Kraliçe ilk kez halkını İngiliz yapimi bir arabanin içinden selamlayacaktır. Ancak tam geçit sırasında araç bozulur. Evet evet bozulur benzini falan bitmez. Hemen meclis üyeleri koşup bu aracı törenin sonuna kadar iterler. Bu aracın markası da Rolls Royce. Bu da bir şehif efsanesi değil. Olmuş yaşanmış bir olay.
İşte İngiliz insanı kendi ürününün arkasında sonuna kadar durabiliyor. Bozulsa bile. Bizde ise düpedüz kasıtlı yapılmış bir yalan haber vardır. Anadol'un haksız bir şekilde aşağılanmasına sebep olmuştur yıllarca. Efendim bir tamirhanede anadolun hasarlı tamponu sökülür gece kenarda unutulan tamponu bir keçi yer. Bu haber gazetelerde para karşılığı çıkarttırılmıştır. Bu arada Anadol otomobilinin çıkartılabilecek bir tamponu olmadıgı yani yamponun gövdenin bir parçası olduğu unutulmuştur.
Diğer taraftan Anadol fiberglasstan imal edilmişti. Yani şu andaki kompozit malzemelerin temeli olan maddeden. Corvette, transam (hani bildiğimiz kara şimşek) de fiberglass gövdelidir. Siz hiç amerikan bizonlarının Corvette veya Transam yediğini duydunuz mu? Günümüzde teknolojinini gelismesiyle fibergalsstan karbon-fiber gövdelere geçilse bile halen fiberglass üretim yapilan modeller var. Peki yarısı kesilerek pikap yapılan anadolların arka taraflarının atıldığı hurdalıkların inek veya keçi istilasına uğradığını gördünüz mü? Bütün bunları bir kenara koyuyorum, saman denen malzeme yani fiberglass, sıcakken basınç altında lif haline getirilip kalıp etrafına sarıldığından lifli görünen yapısı hemen bir takım uyanıklarca "saman bu la hehaha" diye karalanmıştır.
PUSU projesini yaptıgımız yıllarda bize yöneltilen eleştiriler de çok farklı olmamıştı.
Milletçe silkelenmenin vakti gelmiştir diye düşünüyorum. Üretemediimiz sürece asla gerçekten özgür olamayacagiz.
En son Çetin Tüker tarafından düzenlendi : 20-01-2008 04:16.
|